Google Android Yedekleme Sistemi Uygulama Bazlı Kontrollerle Yenileniyor

Teknoloji Haberleri - Google Android yedekleme sistemi, kullanıcıların yıllardır talep ettiği önemli bir yeniliğe kavuşuyor. Google, Android cihazlarda bulut yedekleme deneyimini daha ayrıntılı yönetilebilir hale getiren uygulama bazlı yedekleme kontrollerini kademeli olarak kullanıma sunmaya başladı. İlk etapta Pixel modellerinde görülen bu değişiklik sayesinde kullanıcılar artık hangi uygulamanın Google hesabına yedekleneceğine tek tek karar verebiliyor. Yenilik, Google Play Hizmetleri’nin yeni sürümüyle birlikte dağıtılırken, Android ekosisteminde veri yönetimi konusunda önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Android tarafında yıllardır sunulan otomatik yedekleme sistemi, cihaz değiştirirken veya fabrika ayarlarına döndükten sonra uygulamaların yeniden kurulmasını ve kayıtlı verilerin geri yüklenmesini kolaylaştırıyordu. Ancak bu yapı şimdiye kadar oldukça sınırlı seçenekler sunuyordu. Kullanıcılar hangi uygulamaların buluta gönderileceğini ayrıntılı biçimde belirleyemediği için gereksiz veriler de Google hesabında saklanabiliyordu.

Google’ın yeni yaklaşımı ise bu anlayışı önemli ölçüde değiştiriyor. Artık kullanıcılar yalnızca ihtiyaç duydukları uygulamaların verilerini saklayabilecek, istemedikleri uygulamaların bulut yedeklemesini ise birkaç dokunuşla devre dışı bırakabilecek. Böylece hem depolama alanı daha verimli kullanılacak hem de kişisel veri yönetimi çok daha şeffaf hale gelecek.

Android Yedekleme Deneyimi İlk Kez Bu Kadar Ayrıntılı Hale Geliyor

Yeni özellik Pixel cihazlarda Ayarlar > Hesaplar ve Yedekleme > Google Yedekleme > Diğer Cihaz Verileri menüsü altında görüntüleniyor. Buradaki yeni “Uygulama Verileri” bölümü, daha önce Android kullanıcılarının erişemediği ayrıntılı bir kontrol ekranı sunuyor.

Eski arayüzde yalnızca toplam uygulama sayısı ve bunların kapladığı yedekleme alanı gösteriliyordu. Hangi uygulamanın ne kadar veri oluşturduğu veya hangisinin buluta gönderildiği açık biçimde görülemiyordu. Bu nedenle depolama alanı dolmaya başladığında kullanıcıların hangi uygulamanın sorumlu olduğunu anlaması oldukça güçleşiyordu.

Yeni tasarım ise tamamen farklı bir mantıkla hazırlanmış durumda. Sistem ilk olarak en fazla depolama alanı kullanan üç uygulamayı doğrudan listeliyor. Her uygulamanın Google hesabında kapladığı alan ayrı ayrı gösteriliyor. Böylece kullanıcılar birkaç saniye içerisinde en fazla veri oluşturan uygulamaları görebiliyor.

Bu değişiklik küçük gibi görünse de günlük kullanım açısından önemli avantajlar sağlıyor. Özellikle sosyal medya uygulamaları, büyük mobil oyunlar, çevrim dışı haritalar veya yoğun medya dosyaları oluşturan uygulamalar yüzlerce megabayt hatta gigabayt seviyesinde yedek verisi oluşturabiliyor. Yeni ekran sayesinde bu uygulamalar kolayca tespit edilebiliyor.

Her Uygulama İçin Ayrı Yedekleme Tercihi Yapılabiliyor

Yeni sistemin en dikkat çekici yönü ise uygulama bazında çalışan bağımsız anahtarlar oluyor.

“Daha Fazla Göster” seçeneğine dokunulduğunda cihazdaki tüm uygulamalar listeleniyor. Her uygulamanın yanında bulunan anahtar sayesinde ilgili uygulamanın Google hesabına veri gönderip göndermeyeceği kullanıcı tarafından belirlenebiliyor.

Varsayılan durumda tüm uygulamalar yedekleme kapsamına dahil oluyor. Ancak kullanıcı isterse tek bir uygulamayı kapatabiliyor, diğerlerini ise olduğu gibi bırakabiliyor. Bu yapı, önceki sistemde bulunmayan oldukça önemli bir esneklik sunuyor.

Örneğin yalnızca bankacılık uygulamalarının yerel olarak kalmasını isteyen bir kullanıcı bu uygulamaların bulut yedeklemesini kapatabilirken, mesajlaşma uygulamalarını ve not alma servislerini yedeklemeye devam edebiliyor. Aynı şekilde onlarca gigabayt veri oluşturan bir mobil oyunun bulut depolamasını durdurmak da artık mümkün hale geliyor.

Bu yaklaşım özellikle Google One depolama alanını dikkatli kullanan kişiler açısından önemli bir avantaj sağlıyor. Gereksiz uygulama verilerinin otomatik olarak buluta gönderilmemesi hem depolama kotasının daha verimli kullanılmasına yardımcı oluyor hem de yedekleme işlemlerinin tamamlanma süresini kısaltıyor.

Google Silinecek Veriler Konusunda Kullanıcıyı Açıkça Uyarıyor

Yeni sistem yalnızca uygulamayı kapatıp geçmeye izin vermiyor. Google, veri kaybı yaşanmaması için kullanıcıyı işlem öncesinde ayrıntılı biçimde bilgilendiriyor.

Bir uygulamanın yedeklemesi devre dışı bırakıldığında ekranda uyarı penceresi açılıyor. Bu uyarıda ilgili uygulamaya ait mevcut bulut yedeğinin Google hesabından kaldırılacağı açık biçimde belirtiliyor. Aynı zamanda bu uygulamaya ait yeni verilerin de artık Google bulutuna gönderilmeyeceği ifade ediliyor.

Bu ayrıntı oldukça önemli. Çünkü birçok kullanıcı yalnızca gelecekte oluşturulacak verilerin durdurulacağını düşünebilir. Oysa yeni sistem mevcut bulut verisini de kaldırdığı için Google, yanlış anlaşılmaların önüne geçmek adına işlemi onaylamadan önce kullanıcıyı bilgilendiriyor.

Veri güvenliği açısından bakıldığında bu yaklaşım olumlu karşılanıyor. Kullanıcı hangi işlemin hangi sonucu doğuracağını net biçimde gördüğü için yanlışlıkla önemli uygulama verilerini kaybetme riski önemli ölçüde azalıyor.

Yedekleme Menüsü Daha Anlaşılır Bir Yapıya Kavuşuyor

Google’ın son dönemde Android arayüzünde yaptığı değişiklikler incelendiğinde şirketin karmaşık ayar ekranlarını sadeleştirmeye odaklandığı görülüyor. Yeni yedekleme ekranı da bu anlayışın devamı niteliğinde hazırlanmış durumda.

Önceden yalnızca toplam depolama miktarını gösteren ekran artık hangi uygulamanın ne kadar alan kullandığını doğrudan ortaya koyuyor. Böylece kullanıcılar depolama alanlarını yönetirken tahmin yürütmek yerine gerçek verilere dayanarak karar verebiliyor.

Bu yaklaşım yalnızca depolama yönetimini kolaylaştırmıyor. Aynı zamanda Android’in veri şeffaflığı konusunda da önemli bir gelişim gösterdiğini ortaya koyuyor. Google son yıllarda gizlilik kontrollerine ağırlık verirken, uygulama bazlı yedekleme sistemi de bu stratejinin yeni halkalarından biri olarak öne çıkıyor.

Sistem Verileri Yeni Kontrollerin Dışında Bırakılıyor

Google’ın getirdiği yeni uygulama bazlı yönetim sistemi her ne kadar kapsamlı görünse de, cihazın çalışması için kritik öneme sahip temel sistem verilerini kapsamıyor. Şirket, kullanıcıların yanlışlıkla önemli bilgileri yedekleme dışında bırakmasının önüne geçmek amacıyla bu alanları mevcut yapıda tutmaya devam ediyor.

Kısa mesajlar, SMS ve MMS içerikleri, arama geçmişi, cihaz ayarları, Wi-Fi ağ bilgileri ve Android’in temel yapılandırma verileri yeni uygulama anahtarlarından etkilenmiyor. Başka bir ifadeyle kullanıcı yalnızca uygulamaların oluşturduğu verileri yönetebiliyor. Telefonun temel çalışma düzenini oluşturan bilgiler ise mevcut otomatik yedekleme sisteminin parçası olmaya devam ediyor.

Bu ayrım ilk bakışta küçük bir detay gibi görünse de, cihaz değişikliği sırasında büyük önem taşıyor. Yeni bir telefona geçildiğinde kullanıcıların yalnızca uygulamalarının değil, aynı zamanda arama kayıtlarının, cihaz tercihlerinin ve temel sistem ayarlarının da eksiksiz şekilde geri yüklenebilmesi gerekiyor. Google’ın sistem verilerini ayrı tutmasının temel nedeni de bu kullanım senaryosunu güvence altına almak.

Böylece kullanıcılar uygulama yedeklemelerini kişiselleştirirken Android’in geri yükleme deneyimi bozulmuyor. Özellikle Pixel telefonlarda yeni cihaz kurulumu sırasında sunulan otomatik veri aktarımı, bu yapı sayesinde sorunsuz şekilde çalışmaya devam ediyor.

Depolama Alanını Daha Verimli Kullanmak Mümkün Olacak

Bulut depolama hizmetleri günlük kullanımın vazgeçilmez bir parçası haline gelirken, kullanıcıların önemli bir bölümü depolama alanını gereksiz uygulama verileri nedeniyle hızla tüketebiliyor. Özellikle uzun yıllardır kullanılan telefonlarda onlarca uygulama arka planda sürekli yedek oluşturuyor.

Mobil oyunlar bunun en belirgin örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Bazı oyunlar yalnızca kayıt dosyalarıyla sınırlı kalmıyor; grafik ayarları, indirilen ek paketler, çevrim dışı içerikler ve kullanıcı tercihleri de yedekleme paketine dahil olabiliyor. Aynı durum çevrim dışı haritalar kullanan navigasyon uygulamaları, profesyonel fotoğraf düzenleme araçları ve büyük medya kütüphanesi oluşturan yazılımlar için de geçerli.

Yeni kontrol sistemi sayesinde kullanıcılar aktif olarak kullanmadıkları bu uygulamaları yedekleme listesinden çıkarabiliyor. Böylece yalnızca gerçekten ihtiyaç duydukları veriler Google hesaplarında tutuluyor.

Bu durumun bir diğer avantajı ise yedekleme süresinin azalması oluyor. Buluta gönderilecek veri miktarı düştükçe hem ilk yedekleme hem de düzenli senkronizasyon işlemleri daha kısa sürede tamamlanabiliyor. Özellikle mobil bağlantı kullanan veya sınırlı internet paketine sahip kullanıcılar için bu değişiklik pratik bir kazanım sunuyor.

Veri Gizliliği Açısından da Önemli Bir Adım

Google’ın uygulama bazlı yedekleme sistemi yalnızca depolama yönetimini değil, kişisel veri kontrolünü de doğrudan etkiliyor.

Bugüne kadar birçok kullanıcı hangi uygulamaların Google hesabına hangi bilgileri gönderdiğini ayrıntılı biçimde göremiyordu. Yeni ekran sayesinde bu süreç daha görünür hale geliyor. Kullanıcılar hangi uygulamanın bulutta veri tuttuğunu görebiliyor ve istemedikleri uygulamaları tek dokunuşla devre dışı bırakabiliyor.

Özellikle finans uygulamaları, sağlık servisleri, kurumsal çözümler veya hassas belgelerle çalışan profesyonel yazılımlar kullanan kişiler açısından bu kontrol seviyesi önemli bir rahatlık sağlıyor. Her ne kadar Android uygulamalarının büyük bölümü verilerini zaten uçtan uca şifrelenmiş yedekleme sistemiyle korusa da, bazı kullanıcılar belirli uygulamaların bulutta hiç yer almamasını tercih edebiliyor. Google’ın sunduğu yeni seçenek tam da bu ihtiyaca cevap veriyor.

Veri gizliliği son yıllarda Android ekosisteminde en fazla önem verilen başlıklardan biri haline geldi. Mikrofon ve kamera izinlerinden pano erişimine, konum kullanımından arka plan izinlerine kadar birçok alanda ayrıntılı kontroller sunan Google, şimdi aynı yaklaşımı bulut yedekleme tarafına da taşımış oluyor.

Şimdilik Pixel Telefonlarda Görülüyor

Yeni özellik şu an için yalnızca Pixel telefon kullanıcılarına ulaşıyor. Google’ın her zamanki kademeli dağıtım politikası doğrultusunda yenilik, Google Play Hizmetleri’nin 26.24 sürümüyle birlikte belirli cihazlarda aktif hale getiriliyor.

Google’ın bu yöntemi tercih etmesinin önemli nedenlerinden biri olası hataları geniş kullanıcı kitlesine ulaşmadan önce tespit edebilmek. Özellik ilk etapta sınırlı sayıda cihazda etkinleştiriliyor, sistem kararlı çalışmaya devam ederse dağıtım kapsamı kademeli olarak genişletiliyor.

Şu ana kadar Samsung, Xiaomi, HONOR, OPPO, vivo, Motorola veya diğer Android üreticilerinin arayüzlerinde aynı ekranın aktif olduğuna ilişkin resmi bir dağıtım bulunmuyor. Bunun temel nedeni ise özelliğin Android sürümünden çok Google Play Hizmetleri üzerinden dağıtılıyor olması. Üreticilerin kendi arayüzlerine uyum süreci tamamlandıkça yeni kontrol ekranının daha geniş Android ekosistemine ulaşması bekleniyor.

Android 16 ve Android 17 çalıştıran güncel Pixel modellerinde sorunsuz şekilde çalışan bu sistemin ilerleyen haftalarda daha fazla cihazda görünmesi sürpriz olmayacak. Google geçmişte de benzer birçok özelliği önce Pixel ailesinde kullanıma sunmuş, ardından diğer üreticilere yaymıştı.

Google One Arayüzü De Yenilenmeye Devam Ediyor

Google yalnızca yedekleme kontrollerini geliştirmekle yetinmiyor. Bulut depolama tarafında kullanılan Google One uygulaması da son dönemde kapsamlı bir görsel dönüşüm geçiriyor.

Geçtiğimiz yıl Material 3 Expressive tasarım anlayışına geçen uygulama, son güncelleme ile birlikte uçtan uca yani edge-to-edge arayüz kullanımını desteklemeye başladı. Böylece durum çubuğu ve gezinme çubuğu uygulama arayüzüyle daha doğal şekilde bütünleşiyor.

Bu değişiklik doğrudan yeni özellik kazandırmasa da, uygulamanın modern Android tasarım diliyle daha uyumlu görünmesini sağlıyor. Özellikle büyük ekranlı telefonlarda içerik alanının genişlemesi ve ekran kullanımının daha verimli hale gelmesi dikkat çeken yenilikler arasında yer alıyor.

Google’ın son aylarda hem Android ayarlarını hem de Google One uygulamasını eş zamanlı olarak yenilemesi, şirketin bulut hizmetlerini daha anlaşılır ve kullanıcı merkezli hale getirme hedefini ortaya koyuyor.

Google’ın Uzun Vadeli Stratejisinde Önemli Bir Dönüm Noktası

Android ekosistemi yıllar boyunca kullanıcıya sunduğu esneklikle öne çıkmasına rağmen, bulut yedekleme tarafında aynı seviyede ayrıntılı kontrol sunmuyordu. Uygulama izinleri, gizlilik seçenekleri ve güvenlik ayarları sürekli geliştirilirken yedekleme sistemi büyük ölçüde otomatik çalışıyor, kullanıcıların müdahale edebileceği alanlar oldukça sınırlı kalıyordu.

Yeni uygulama bazlı yedekleme kontrolleri bu tabloyu değiştiren en önemli güncellemelerden biri olarak öne çıkıyor. Google’ın yalnızca tüm sistemi açıp kapatmaya izin veren yaklaşımı geride bırakması, Android’in kullanıcı merkezli yapısını daha da güçlendiriyor. Özellikle depolama yönetimi, veri gizliliği ve cihaz geçiş süreçlerinde yaşanan sorunların önemli ölçüde azalması bekleniyor.

Bu yenilik aynı zamanda Google’ın Android’i büyük sürüm güncellemelerine bağımlı olmadan geliştirme stratejisini de gösteriyor. Google Play Hizmetleri üzerinden dağıtılan özellikler sayesinde şirket, üreticilerin Android güncellemesini beklemeden milyonlarca cihaza yeni işlevler kazandırabiliyor. Bu yöntem son yıllarda Android ekosistemindeki parçalanma sorununu azaltan en önemli adımlardan biri olarak kabul ediliyor.

Rakip Platformlarla Karşılaştırıldığında Ne Sunuyor?

Mobil işletim sistemlerinde bulut yedekleme artık temel bir ihtiyaç haline gelmiş durumda. Ancak kullanıcıların hangi verilerin buluta gönderileceğini ayrıntılı biçimde yönetebilmesi hâlâ sınırlı bir alan olarak öne çıkıyor.

Google’ın sunduğu yeni yapı sayesinde Android kullanıcıları uygulama bazında seçim yapabilecek. Bu durum özellikle depolama kotasını verimli kullanmak isteyenler için önemli bir avantaj sağlıyor. Büyük boyutlu oyunların, geçici dosyalar oluşturan uygulamaların veya nadiren kullanılan servislerin yedekleme dışında bırakılması hem veri tüketimini hem de bulut depolama kullanımını azaltabiliyor.

Kurumsal kullanıcılar açısından da benzer bir kazanım söz konusu. İş telefonlarında kullanılan bazı uygulamaların yalnızca cihaz üzerinde tutulması tercih edilebilirken, kişisel uygulamaların buluta yedeklenmesi sürdürülebiliyor. Böylece tek bir ayarla tüm sistemi yönetmek yerine çok daha esnek bir yapı ortaya çıkıyor.

Hangi Kullanıcılar Bu Güncellemeden Daha Fazla Fayda Sağlayacak?

Yeni sistem her Android kullanıcısına hitap etse de bazı kullanıcı grupları açısından çok daha büyük önem taşıyor.

Google One aboneleri depolama alanlarını daha verimli kullanabilecek. Sınırlı ücretsiz depolama alanına sahip kullanıcılar gereksiz uygulama verilerini buluttan çıkarabilecek. Sık telefon değiştiren kişiler yalnızca gerçekten ihtiyaç duydukları uygulamaları yedekleyebilecek. Gizliliğe önem veren kullanıcılar ise belirli uygulamaların verilerini Google hesabında tutmamayı tercih edebilecek.

Ayrıca yoğun internet trafiği oluşturan büyük uygulamaların yedekleme dışında bırakılması, mobil veri kullanımını azaltırken pil tüketimine de dolaylı katkı sağlayabiliyor. Özellikle arka planda düzenli olarak büyük veri senkronizasyonu yapan uygulamalar için bu durum günlük kullanım deneyimini olumlu yönde etkileyebilir.

Google’ın yeni kontrol sistemi yalnızca teknik bir yenilik olarak görülmemeli. Kullanıcıların kendi verileri üzerindeki hâkimiyetini artıran bu yaklaşım, Android’in açık ve özelleştirilebilir yapısını güçlendiren önemli adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.

Önümüzdeki haftalarda dağıtımın daha fazla Pixel modeline ve ardından diğer Android üreticilerine ulaşması bekleniyor. Google’ın resmi bir takvim paylaşmamış olması nedeniyle Samsung, Xiaomi, HONOR, OPPO, vivo ve Motorola gibi markaların bu özelliği ne zaman sunacağı henüz netlik kazanmış değil. Ancak Play Hizmetleri üzerinden dağıtılıyor olması, güncellemenin Android ekosisteminin büyük bölümüne ulaşma ihtimalini artırıyor.

Android kullanıcılarının uzun süredir talep ettiği uygulama bazlı yedekleme yönetimi sonunda gerçeğe dönüşürken, bu güncelleme yalnızca yeni bir ayar ekranı sunmuyor; aynı zamanda bulut depolama kullanımını daha bilinçli, daha güvenli ve daha verimli hale getiriyor. Özellikle veri gizliliği ve depolama yönetiminin giderek önem kazandığı günümüzde Google’ın attığı bu adım, Android’in kullanıcı deneyimini geliştiren en dikkat çekici yeniliklerden biri olmaya aday görünüyor.

Bu yeni yedekleme sistemi hakkındaki düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz. Siz olsanız hangi uygulamaların bulut yedeklemesini kapatmayı tercih ederdiniz? Teknoloji Haberleri - Teknoloji Medya

3 Yorum - Google Android Yedekleme Sistemi Uygulama Bazlı Kontrollerle Yenileniyor Hakkında Siz Ne Düşünüyorsunuz?
  1. Bu özellik uzun zamandır eksikliğini hissettiğim bir yenilikti. Özellikle kullanmadığım oyunların ve büyük uygulamaların boş yere buluta yedeklenmesi can sıkıyordu. Uygulama bazında kontrol sunulması hem depolama alanını daha verimli kullanmayı sağlayacak hem de kişisel veriler konusunda kullanıcıya daha fazla söz hakkı verecek gibi görünüyor.

  2. Pixel kullanıcıları için oldukça faydalı bir güncelleme olmuş. Diğer markalara da kısa sürede gelmesini bekliyorum çünkü Android kullanan herkesin bu seviyede kontrol sunan bir yedekleme sistemine ihtiyacı vardı. Depolama alanını yönetmek artık çok daha kolay olacak.

  3. Google’ın son dönemde veri yönetimi tarafında attığı adımları olumlu buluyorum. Her uygulamanın yedeklenmesini istemeyen kullanıcılar için gerçekten kullanışlı bir özellik olmuş. Samsung ve diğer üreticilere de kısa sürede gelirse çok daha geniş bir kullanıcı kitlesi bundan faydalanacaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Güncel Haberler
Uzaktan Kontrol Edilen Hamamböcekleri Su Altında Hareket Etmeyi Başardı - 07.07.2026Dünya’nın Sonuyla İlgili En Büyük Varsayım Değişebilir - 06.07.2026MIR Ağız İçi Robot Diş Kronu Tedavisini Tek Randevuya İndirebilir - 06.07.2026Fransızlar Pencere Boyama Yöntemi İle Sıcak Hava Dalgasına Karşı Çözüm Arıyor - 06.07.2026iPhone Ve iPad Hızlı Şarj Rehberi: Yanlış Adaptör Kullanımı Şarj Süresini Nasıl Etkiliyor? - 06.07.2026Papua Yeni Gine Yeni Ada Oluşumu: Bismarck Denizi’nde Volkanik Hareketlilik Yeni Kara Parçası Doğurabilir - 06.07.2026Goodyear Renkli Lastikler Neden Seri Üretime Geçemedi? Otomotiv Tarihinin En Cesur Fikirlerinden Birinin Hikâyesi - 06.07.2026Japonya plastik şişe yengeç vakası: Plastik şişede büyüyen yengeç bilim insanlarını şaşırttı - 06.07.2026Siri AI Özellikleri Hangi iPhone Modellerine Gelecek? Apple Desteklenen Cihazları Açıkladı - 06.07.2026Huawei Marmara Forum AVM deneyim mağazası İstanbul’da açıldı: Ücretsiz servis ve Mate XT deneyimi - 06.07.2026Huawei 7 Nanometre İşlemciler İçin 3D Çip İstifleme Teknolojisine Geçiyor - 06.07.2026Keysight ve WIN Semiconductors GaN Çip Tasarım Platformunu Tanıttı - 06.07.2026Nothing Phone (1) Yazılım Desteği Resmen Sona Erdi: Son Güncelleme Yayınlandı - 06.07.2026Samsung Exynos 2700 Yapay Zeka Ve Enerji Verimliliğini Ön Plana Çıkarıyor - 06.07.2026Samsung Galaxy Z Flip 8, Z Fold 8 Ve Z Fold 8 Ultra Fiyatları Ortaya Çıktı: İşte Güney Kore Satış Takvimi - 06.07.2026Xiaomi Redmi Note 17 Serisi Ortaya Çıktı: 10.100 mAh Batarya, Yeni İşlemciler Ve Türkiye İhtimali Güçleniyor - 06.07.2026Sony Aktif Olmayan PlayStation Hesaplarını Silecek: 3 Yıl Giriş Yapmayanlar Dijital Oyunlarını Kaybedebilir - 06.07.2026Windows 11 KB5095093 Güncellemesi Dev Depolama Hatasını Giderdi - 06.07.2026YMTC SSD Global Pazara Açıldı: Lenovo ThinkBook 14 G9 İle Çin Dışına İlk Büyük Adım - 06.07.2026Google Tap to Share İle Android’de Kişi Paylaşımı Çok Daha Kolay Olacak - 05.07.2026

Teknoloji Gündemi

Uzaktan Kontrol Edilen Hamamböcekleri Su Altında Hareket Etmeyi Başardı

Uzaktan kontrol edilen hamamböcekleri, geliştirilen yeni biyohibrit sistem sayesinde artık yalnızca karada değil, su altında da görev yapabiliyor. Singapur'daki araştırmacılar ile Japon bilim insanlarının ortak çalışması sonucunda geliştirilen yeni teknoloji, canlı böcekleri amfibi biyolojik robotlara...

Dünya’nın Sonuyla İlgili En Büyük Varsayım Değişebilir

Dünya'nın Sonuyla İlgili En Büyük Varsayım Değişebilir. Yaklaşık yarım yüzyıldır astronomi literatüründe kabul gören en güçlü senaryolardan biri, Güneş'in milyarlarca yıl sonra kırmızı dev evresine ulaştığında Dünya'yı yutacağı yönündeydi. Ancak son günlerde yayımlanan yeni araştırmalar,...

MIR Ağız İçi Robot Diş Kronu Tedavisini Tek Randevuya İndirebilir

MIR Ağız İçi Robot, İsviçre'de geliştirilen yeni nesil bir robotik sistem olarak diş kronu tedavisinde yıllardır uygulanan çok aşamalı süreci değiştirmeye hazırlanıyor. Basel Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü araştırmacıları tarafından geliştirilen minyatür robot, hastanın ağzı içerisinde...

Keysight ve WIN Semiconductors GaN Çip Tasarım Platformunu Tanıttı

Keysight ve WIN Semiconductors GaN çip tasarım platformu, yüksek frekanslı radyo frekansı bileşenleri geliştiren yarı iletken şirketlerinin tasarım sürecini tek bir yazılım ortamında bir araya getirerek üretim risklerini önemli ölçüde azaltmayı hedefliyor. Haziran ayının sonunda...

Windows 11 KB5095093 Güncellemesi Dev Depolama Hatasını Giderdi

Windows 11 KB5095093 güncellemesi, son aylarda birçok kullanıcının depolama alanını hızla tüketen kritik bir sistem sorununu ortadan kaldırıyor. Bazı bilgisayarlarda yalnızca birkaç megabayt büyüklüğünde olması gereken bir sistem günlüğü dosyası, zamanla onlarca hatta yüzlerce gigabayta...

Google Tap to Share İle Android’de Kişi Paylaşımı Çok Daha Kolay Olacak

Google Tap to Share, Android kullanıcılarının uzun süredir beklediği en önemli yeniliklerden biri olmaya hazırlanıyor. Google Kişiler uygulamasının son sürümünde ortaya çıkan yeni arayüz değişiklikleri, şirketin yalnızca kişi paylaşımını kolaylaştırmakla kalmayıp Android ekosisteminde cihazlar arası...

Takip Et
×

Teknoloji ve Bilim Haberlerini Yakından Takip Edin

İçeriklerimizi faydalı bulduysanız, en güncel haberlere anında ulaşmak için Telegram kanalımızı takip edin.

Telegram Kanalını Takip Et
@teknolojimedya