![]()
Teknoloji Haberleri - Keysight ve WIN Semiconductors GaN çip tasarım platformu, yüksek frekanslı radyo frekansı bileşenleri geliştiren yarı iletken şirketlerinin tasarım sürecini tek bir yazılım ortamında bir araya getirerek üretim risklerini önemli ölçüde azaltmayı hedefliyor. Haziran ayının sonunda duyurulan yeni çözüm, özellikle 5G baz istasyonları, yeni nesil Wi-Fi erişim noktaları, uydu haberleşme sistemleri ve savunma elektroniğinde kullanılan GaN MMIC tasarımlarının ilk üretim denemesinde başarıya ulaşmasını amaçlıyor.
Yarı iletken sektöründe yüksek frekanslı mikroçip geliştirmek, yalnızca devre tasarımından ibaret bir süreç değil. Üretime gönderilecek her tasarımın elektriksel davranıştan termal performansa, paketleme yapısından baskı devre kartına kadar onlarca farklı değişken açısından doğrulanması gerekiyor. Tasarımın üretim sonrasında hata vermesi ise yalnızca maliyet artışına neden olmuyor; aynı zamanda haftalar hatta aylar sürebilen yeniden üretim döngülerini de beraberinde getiriyor.
İşte Keysight Technologies ile Tayvan merkezli bileşik yarı iletken üreticisi WIN Semiconductors’ın geliştirdiği ortak platform tam olarak bu soruna çözüm üretmeyi hedefliyor. Yeni sistem, tasarımcıların üretim öncesinde tüm RF sistemini dijital ortamda doğrulamasına imkân tanırken, fiziksel üretime geçmeden önce olası sorunların büyük bölümünü tespit edebiliyor.
GaN MMIC Tasarımlarında Yeni Dönem Başlıyor
Platformun merkezinde, Keysight’ın uzun yıllardır yarı iletken sektöründe kullanılan Advanced Design System (ADS) yazılımı bulunuyor. Buna WIN Semiconductors’ın en güncel Process Design Kit (PDK) altyapısı entegre edilerek çip tasarımından üretim doğrulamasına kadar uzanan kesintisiz bir geliştirme zinciri oluşturuluyor.
PDK olarak adlandırılan tasarım paketleri, üretim tesislerinin kullandığı gerçek üretim kurallarını ve süreç modellerini içeriyor. Böylece mühendisler, geliştirdikleri transistörlerin, pasif bileşenlerin ve bağlantı katmanlarının fabrikada nasıl üretileceğini daha tasarım aşamasındayken görebiliyor.
Bu yaklaşım özellikle GaN (Galyum Nitrür) tabanlı MMIC tasarımlarında büyük önem taşıyor. Çünkü GaN teknolojisi, klasik silisyum tabanlı RF çözümlerine kıyasla çok daha yüksek güç yoğunluğu, daha düşük enerji kaybı ve daha yüksek çalışma frekansları sunuyor. Bunun doğal sonucu olarak hata toleransı da önemli ölçüde azalıyor.
Milimetre dalga haberleşmesi, gelişmiş radar sistemleri ve uydu haberleşme çözümleri gibi alanlarda kullanılan GaN transistörler, mikrometre seviyesindeki üretim farklılıklarından bile etkilenebiliyor. Bu nedenle üretim öncesi doğrulama süreçlerinin doğruluğu, nihai ürün performansını doğrudan belirleyen temel faktörlerden biri hâline geliyor.
İlk Üretimde Başarı Oranı Artırılıyor
Yarı iletken dünyasında “first-pass tapeout” olarak adlandırılan süreç, geliştirilen tasarımın ilk üretim denemesinde hedeflenen performansa ulaşması anlamına geliyor. Modern yarı iletken üretiminde bunun sağlanması oldukça zor ve maliyetli bir hedef olarak kabul ediliyor.
Bir tasarımın üretimden sonra beklenen değerleri karşılayamaması durumunda mühendisler devreyi yeniden düzenlemek zorunda kalıyor. Ardından üretim sırası yeniden planlanıyor, wafer üretimi tekrar gerçekleştiriliyor ve test süreci baştan başlıyor. Bu döngü haftalar sürebildiği gibi milyonlarca dolarlık ek maliyet de oluşturabiliyor.
Keysight ile WIN Semiconductors’ın geliştirdiği yeni iş akışı ise simülasyon, optimizasyon ve doğrulama işlemlerini tek platform üzerinde otomatik hâle getirerek tasarımın üretime gönderilmeden önce eksiksiz biçimde kontrol edilmesini sağlıyor. Böylece analiz adımlarının atlanması önlenirken, mühendislerin tüm doğrulama sürecini merkezi bir ortamdan yönetebilmesi mümkün oluyor.
Çipten Baskı Devre Kartına Kadar Tüm Sistem Aynı Anda Analiz Ediliyor
Yeni platformun en dikkat çekici yönlerinden biri yalnızca entegre devreyi değil, çipin çalışacağı tüm fiziksel ortamı aynı simülasyon zincirine dahil etmesi oluyor. Geleneksel elektronik tasarım araçlarında mühendisler önce çipi geliştiriyor, daha sonra paketleme, baskı devre kartı ve ölçüm düzeneklerini ayrı yazılımlarda incelemek zorunda kalıyordu. Bu yaklaşım ise farklı aşamalarda ortaya çıkan küçük uyumsuzlukların ancak fiziksel prototip üretildikten sonra fark edilmesine neden olabiliyordu.
Keysight ve WIN Semiconductors’ın ortak geliştirdiği platform, çip, paketleme yapısı, PCB, RF bağlantıları ve test ekipmanlarını aynı tasarım ortamında bir araya getiriyor. Böylece sinyal bütünlüğü, empedans uyumu, elektromanyetik etkileşim ve bağlantı kayıpları üretim başlamadan önce analiz edilebiliyor. Bu bütünleşik yapı, özellikle gigahertz seviyesinde çalışan RF bileşenlerinde kritik önem taşıyor.
Yüksek frekanslarda çalışan devrelerde yalnızca yarı iletken transistörlerin performansı yeterli olmuyor. Çipin bağlandığı paketleme teknolojisi, baskı devre kartındaki bakır yolların uzunluğu, kullanılan dielektrik malzemeler ve hatta test konnektörlerinin fiziksel yapısı bile toplam performansı doğrudan etkileyebiliyor.
Bu nedenle laboratuvar ortamında elde edilen ölçümler ile bilgisayar simülasyonlarının mümkün olduğunca örtüşmesi gerekiyor. Yeni platform tam da bu noktada devreye girerek sanal doğrulama ile gerçek ölçüm sonuçları arasındaki farkı minimum seviyeye indirmeyi hedefliyor.
Üç Boyutlu Doğrulama Süreci Tasarım Güvenilirliğini Artırıyor
Platformun kullandığı üç boyutlu yerleşim doğrulama sistemi, yalnızca elektriksel hesaplamalarla yetinmiyor. Fiziksel yerleşim kuralları da üretici fabrikanın belirlediği sınırlar doğrultusunda otomatik olarak kontrol ediliyor.
Bu süreçte Layout Versus Schematic (LVS) doğrulaması sayesinde tasarım şeması ile fiziksel yerleşimin tamamen aynı olup olmadığı inceleniyor. Aynı zamanda tasarım kuralları denetimiyle üretim hattında sorun oluşturabilecek geometrik hatalar da henüz tasarım aşamasında tespit ediliyor. Böylece mühendisler, üretime gönderilmeden önce tüm kritik kontrolleri tamamlayabiliyor.
WIN Semiconductors tarafından geliştirilen NP120P GaN Process Design Kit, üretim sürecine ait doğrulanmış modelleri ve yerleşim kurallarını doğrudan ADS içerisine aktarıyor. Böylece tasarımcılar teorik verilere değil, doğrudan üretim tesisinin gerçek proses parametrelerine göre çalışabiliyor. Bu durum hem doğruluk oranını artırıyor hem de üretim sonrasında ortaya çıkabilecek sürprizleri önemli ölçüde azaltıyor.
![]()
GaN Teknolojisi Neden Bu Kadar Önemli?
Galyum nitrür, son yıllarda RF elektroniğinin en hızlı büyüyen malzeme teknolojilerinden biri olarak öne çıkıyor. Silisyuma göre çok daha yüksek kırılma gerilimine sahip olması, yüksek güç altında daha kararlı çalışabilmesi ve yüksek sıcaklıklarda performansını koruyabilmesi sayesinde yeni nesil haberleşme altyapılarında tercih ediliyor.
Özellikle 5G baz istasyonları, yüksek çıkış gücü gerektiren güç yükselteçleri, uydu haberleşme terminalleri, elektronik harp sistemleri ve gelişmiş radar çözümleri GaN tabanlı MMIC’lerden büyük ölçüde yararlanıyor. Aynı performansı daha düşük enerji tüketimiyle sunabilmesi ise operatörler açısından işletme maliyetlerinin düşmesine katkı sağlıyor.
Bunun yanında daha yüksek güç yoğunluğu elde edilebildiği için aynı performans daha küçük fiziksel boyutlarla sunulabiliyor. Bu avantaj, hem uydu platformlarında hem de ağırlığın kritik olduğu savunma uygulamalarında önemli kazanımlar sağlıyor.
Ancak GaN teknolojisinin sunduğu bu avantajlar, tasarım sürecini de daha karmaşık hâle getiriyor. Milimetre dalga frekanslarında çalışan bir MMIC tasarımında en küçük elektromanyetik etkileşim bile beklenmeyen performans kayıplarına neden olabiliyor. Bu nedenle tasarım yazılımlarının doğruluk seviyesi artık yalnızca mühendislik kolaylığı değil, ticari başarı açısından da belirleyici hâle geliyor.
5G, Uydu Haberleşmesi ve Savunma Sanayii İçin Stratejik Öneme Sahip
Yeni platformun hedeflediği kullanım alanları yalnızca ticari haberleşme sistemleriyle sınırlı değil. Günümüzde yüksek frekanslı RF çözümleri; 5G baz istasyonları, Wi-Fi 7 erişim noktaları, düşük yörünge uydu haberleşme terminalleri, radar sistemleri, elektronik harp çözümleri ve gelişmiş savunma platformlarının temel yapı taşları arasında yer alıyor.
Bu sistemlerde kullanılan güç yükselteçlerinin daha verimli çalışması hem enerji tüketimini düşürüyor hem de kapsama alanını artırıyor. Özellikle telekom operatörleri açısından daha düşük elektrik tüketimi ve daha az soğutma ihtiyacı, işletme maliyetlerini doğrudan etkileyen avantajlar arasında bulunuyor.
Uydu haberleşme sistemlerinde ise GaN tabanlı RF bileşenleri, yüksek çıkış gücü sayesinde daha uzun mesafelerde kararlı veri iletimi sağlayabiliyor. Aynı zamanda yüksek sıcaklıklara karşı dayanıklılık göstermesi, uzay ve savunma uygulamalarında güvenilirliği artıran önemli faktörlerden biri olarak değerlendiriliyor.
Yarı İletken Rekabetinde Tasarım Süresi Kritik Hâle Geliyor
Yapay zekâ, bulut altyapıları, yeni nesil mobil haberleşme ve savunma elektroniği yatırımlarının hız kazanmasıyla birlikte yarı iletken sektöründe rekabet her zamankinden daha yoğun hâle geldi. Bu rekabette yalnızca daha güçlü çip geliştirmek yeterli olmuyor. Ürünü pazara daha kısa sürede sunabilmek de üreticilerin en önemli öncelikleri arasında yer alıyor.
Bu nedenle tasarım doğrulama süreçlerini hızlandıran yazılım çözümleri, yarı iletken ekosisteminin vazgeçilmez parçalarından biri hâline geliyor. Özellikle üretim maliyetlerinin milyonlarca doları bulduğu gelişmiş RF çiplerinde ilk üretimde başarı elde edilmesi, hem finansal riskleri azaltıyor hem de ürün geliştirme takvimini önemli ölçüde kısaltıyor.
Keysight ile WIN Semiconductors’ın ortak geliştirdiği platform da tam olarak bu ihtiyaca odaklanıyor. Üretim öncesinde kapsamlı doğrulama yapılabilmesi sayesinde tasarım ekipleri daha güvenilir sonuçlar elde ederken, üretim tesislerinin yeniden maske hazırlama ve yeni wafer üretimi gibi maliyetli süreçlere daha az ihtiyaç duyması bekleniyor.
GaN Pazarı Büyümeye Devam Ediyor
Pazar araştırmaları da GaN tabanlı RF bileşenlerine yönelik talebin önümüzdeki yıllarda artmayı sürdüreceğine işaret ediyor. Güncel sektör analizlerine göre küresel GaN RF yarı iletken pazarının 2031 yılında yaklaşık 2,77 milyar dolar büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Bu büyümede 5G altyapıları, uydu haberleşmesi, otomotiv radarları ve savunma elektroniğine yönelik yatırımların önemli rol oynayacağı öngörülüyor.
Editoryal açıdan değerlendirildiğinde Keysight ile WIN Semiconductors iş birliği, yeni bir yazılım duyurusunun ötesinde yarı iletken sektörünün tasarım anlayışındaki dönüşümü temsil ediyor. Çip, paketleme, baskı devre kartı ve laboratuvar doğrulamasını tek platform altında birleştiren bu yaklaşım, özellikle yüksek frekanslı RF çözümleri geliştiren şirketler için ürün geliştirme sürecini daha öngörülebilir hâle getirebilir. Önümüzdeki dönemde benzer bütünleşik tasarım platformlarının yaygınlaşması, yalnızca GaN tabanlı çözümleri değil, genel yarı iletken geliştirme süreçlerini de yeniden şekillendirecek önemli adımlardan biri olarak görülüyor.
Bu platformun RF yarı iletken sektöründe yeni bir standart oluşturup oluşturamayacağı önümüzdeki dönemde netleşecek. Sizce üretim öncesinde tüm sistemi dijital olarak doğrulayabilen bu tür platformlar, yeni nesil çip geliştirme süreçlerinde belirleyici rol üstlenebilir mi? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz. Teknoloji Haberleri - Teknoloji Medya

Yüksek frekanslı çip geliştirme sürecinde hataların üretim öncesinde tespit edilmesi gerçekten önemli bir gelişme. Böyle çözümler sayesinde hem zaman kaybı azalır hem de maliyetler düşebilir. Özellikle 5G ve uydu teknolojilerine yapılan yatırımlar düşünülünce bu tür iş birliklerinin önümüzdeki yıllarda daha sık karşımıza çıkacağını düşünüyorum.
RF teknolojilerinde doğrulama süreçlerinin tek platform altında toplanması oldukça dikkat çekici görünüyor. Tasarım sürecini hızlandırırken hata oranını da azaltabilirse üreticiler için ciddi bir avantaj sağlayacaktır. Bu alandaki gelişmeleri yakından takip etmeye değer.
Yarı iletken sektöründe yazılım tarafındaki yenilikler en az donanım kadar önemli hâle geldi. Özellikle GaN tabanlı çözümlerin yaygınlaşmasıyla birlikte bu tarz platformların daha fazla kullanılacağını düşünüyorum. Üretim maliyetlerini düşürmesi de sektör adına olumlu bir gelişme olabilir.