
Teknoloji Haberleri - Işıkla Uçak Yakıtı Üretildi ve bu kez konu laboratuvar ölçeğindeki bir deney değil, ticari üretime hazırlanan gerçek bir teknoloji. ABD merkezli Syzygy Plasmonics, geliştirdiği Rigel adlı fotokataliz reaktörüyle biyogazı sürdürülebilir havacılık yakıtına (SAF) dönüştürmeyi başardı. Şirketin geliştirdiği sistem, geleneksel kimyasal süreçlerde gerekli olan yüksek sıcaklıkların yerine LED ışıklarını ve yenilenebilir elektriği kullanıyor. NovaSAF-1 adı verilen ilk ticari tesisin Uruguay’da kurulması planlanırken, üretilen yakıtın tamamı için altı yıllık satın alma anlaşması da imzalanmış durumda.
Bin Derecelik Isının Yerini LED Işıkları Alıyor
Havacılık sektörünün karbon emisyonlarını azaltma hedefleri uzun süredir sürdürülebilir havacılık yakıtlarına olan ilgiyi artırıyor. Ancak mevcut SAF üretim yöntemlerinin önemli bölümü yüksek enerji tüketimi ve sınırlı hammadde kaynakları nedeniyle ölçeklenmekte zorlanıyor.
Syzygy’nin geliştirdiği Rigel reaktörü bu noktada farklılaşıyor. Sistem, klasik reforming süreçlerinde kullanılan 1000 °C seviyesindeki sıcaklıkları oluşturmak yerine ışık enerjisini kullanıyor. Fotokataliz adı verilen yöntemde LED ışıkları belirli katalizörleri aktive ederek biyogazın kimyasal olarak ayrıştırılmasını sağlıyor. Böylece doğal gaz veya kömür yakılarak elde edilen yüksek sıcaklıklara ihtiyaç kalmıyor. Şirketin açıklamalarına göre enerji tüketimi geleneksel yöntemlere kıyasla yaklaşık yüzde 80 oranında düşebiliyor.
Bu yaklaşım yalnızca enerji maliyetlerini azaltmıyor. Aynı zamanda üretim tesislerinin daha küçük ve modüler hale gelmesine de olanak tanıyor. Büyük rafinerilere ihtiyaç duyulmadan çiftlikler, biyogaz tesisleri veya tarımsal atık merkezlerinin yanında doğrudan yakıt üretimi yapılabiliyor.
Biyogaz Nasıl Jet Yakıtına Dönüşüyor?
Sistemin temelinde biyogaz bulunuyor. Büyükbaş hayvan çiftlikleri, tarımsal atık tesisleri ve organik atık sahalarında ortaya çıkan biyogaz, çoğunlukla metan ve karbondioksitten oluşuyor.
Rigel reaktörü önce bu gazları hidrojen ve karbon monoksit bileşenlerine ayırıyor. Ortaya çıkan sentez gazı daha sonra endüstride onlarca yıldır kullanılan Fischer-Tropsch sürecine gönderiliyor. Bu aşamada moleküller yeniden birleştirilerek sentetik parafinik kerosen yani SAF elde ediliyor.
Ortaya çıkan yakıtın önemli özelliği, mevcut uçak motorlarında kullanılabilmesi. Başka bir ifadeyle havayollarının yeni motorlara veya yeni altyapıya yatırım yapmasına gerek kalmıyor. Üretilen yakıt mevcut depolama sistemlerine, tanker filolarına ve havalimanı altyapısına doğrudan entegre edilebiliyor.
Bir Konteynıra Sığan Yakıt Fabrikası
Syzygy’nin en dikkat çekici yeniliklerinden biri de sistemin ölçeği. Şirket, biyogazdan SAF üreten tesislerini standart konteynır boyutlarında modüller halinde tasarlıyor.
Bu modüller yaklaşık 1 MW seviyesinde elektrik tüketiyor ve biyogaz kaynağının bulunduğu noktaya kurulabiliyor. Böylece biyogazın kilometrelerce uzağa taşınması gerekmiyor. Üretim doğrudan kaynağın yanında gerçekleşiyor.
Şirketin paylaştığı verilere göre günlük yaklaşık 1.000 metreküp biyogaz üretebilen bir süt çiftliği, sistem sayesinde her gün yüzlerce litre SAF elde edebiliyor. Bu durum özellikle hayvancılığın yoğun olduğu bölgelerde yeni bir ekonomik model oluşturabilir.
Uruguay’daki NovaSAF-1 Tesisi İlk Büyük Sınav Olacak
Syzygy’nin teknolojisi için en kritik aşama NovaSAF-1 projesi olacak. Uruguay’ın Durazno bölgesinde kurulacak tesis, Estancias del Lago adlı büyük süt ve tarım işletmesinden elde edilen biyogazı kullanacak.
Tesis yılda 350 bin galondan fazla SAF üretme kapasitesine sahip olacak. Bu da yaklaşık 1,3 milyon litre yakıta karşılık geliyor. Daha da önemlisi, Uruguay elektrik üretiminin büyük kısmını yenilenebilir kaynaklardan sağladığı için ortaya çıkan yakıtın yaşam döngüsü karbon emisyonlarının geleneksel jet yakıtına göre yaklaşık yüzde 90 daha düşük olması bekleniyor.
Projenin ticari açıdan önemli bir diğer tarafı ise satış garantisi. Küresel emtia devi Trafigura, tesiste üretilecek tüm yakıtı satın almak üzere altı yıllık bağlayıcı anlaşma imzaladı. İlk teslimatların 2028 yılında başlaması hedefleniyor.
Brezilya ve Latin Amerika İçin Daha Büyük Planlar Hazırlanıyor
Şirket Uruguay ile sınırlı kalmayı düşünmüyor. Hedef, biyogaz potansiyelinin yüksek olduğu bölgelerde NovaSAF platformunu yaygınlaştırmak.
Özellikle Brezilya, şeker kamışı endüstrisinden çıkan büyük miktardaki organik atık nedeniyle önemli bir fırsat sunuyor. Syzygy, gelecekte yüz binlerce ton seviyesinde SAF üretimi yapabilecek projeler üzerinde çalışıyor. Şirket ayrıca Orta ve Güney Amerika’daki gelecekteki tesislerden üretilecek yakıtlar için yeni kapasite rezervasyon anlaşmaları imzalamaya başladı.
Bu yaklaşımın en büyük avantajı, bugün çoğunlukla yakılarak değerlendirilen biyogazın çok daha yüksek katma değerli bir ürüne dönüştürülmesi. Elektrik üretmek yerine havacılık yakıtı üretmek, birçok tesis için gelir modelini tamamen değiştirebilir.
SAF Pazarında Dengeleri Değiştirebilir
Uluslararası havacılık sektörü önümüzdeki yıllarda sürdürülebilir yakıt kullanımını hızla artırmak zorunda kalacak. Avrupa Birliği ve diğer büyük pazarlarda yürürlüğe giren düzenlemeler havayollarını daha fazla SAF kullanmaya yönlendiriyor. Ancak sektörün en büyük sorunu yeterli üretim kapasitesinin bulunmaması.
Bu nedenle Syzygy’nin geliştirdiği teknoloji yalnızca çevresel açıdan değil, ekonomik açıdan da dikkat çekiyor. Şirketin hedefi, biyogaz ve yenilenebilir elektriği kullanarak SAF maliyetlerini geleneksel jet yakıtına mümkün olduğunca yaklaştırmak. Eğer bu hedef ticari ölçekte gerçekleşirse, bugün atık olarak görülen milyonlarca ton biyolojik materyal geleceğin uçak yakıtı kaynaklarından biri haline gelebilir.
Havacılık sektörünün karbon nötr hedefleri düşünüldüğünde, ışıkla çalışan bu yeni nesil reaktörlerin önümüzdeki yıllarda daha sık gündeme gelmesi sürpriz olmayacak. Özellikle biyogaz kaynaklarının yoğun olduğu ülkelerde benzer tesislerin kurulup kurulamayacağı şimdiden merak konusu olmuş durumda.
Sizce biyogazdan sürdürülebilir uçak yakıtı üretimi havacılık sektörünün geleceğinde önemli bir yer edinebilir mi? Bu teknolojinin ekonomik ölçekte yaygınlaşma potansiyeli hakkındaki görüşlerinizi yorumlar bölümünde paylaşabilirsiniz. Teknoloji Haberleri - Teknoloji Medya - Telegram

Havacılıkta emisyonları düşürmek için uzun zamandır farklı çözümler konuşuluyordu ancak biyogazın bu kadar verimli şekilde değerlendirilebilmesi oldukça dikkat çekici görünüyor. Özellikle mevcut uçak motorlarıyla uyumlu olması teknolojinin yaygınlaşmasını kolaylaştırabilir. Ticari ölçekte beklenen performansı verebilirse önümüzdeki yıllarda benzer projelerin hızla artacağını düşünüyorum.
Hayvancılık atıklarının doğrudan yüksek katma değerli yakıta dönüşmesi oldukça mantıklı bir yaklaşım. Enerji verimliliği tarafında açıklanan rakamlar da gerçekleşirse sektör açısından önemli bir kırılma yaşanabilir. Uruguay projesinin sonuçlarını merakla takip edeceğim.
Bu teknolojinin en güçlü tarafı mevcut havacılık altyapısını değiştirmeden kullanılabilmesi gibi görünüyor. Yeni yakıt türlerinin yaygınlaşmasında en büyük engellerden biri uyumluluk sorunu oluyor. Eğer maliyetler düşmeye devam ederse SAF pazarında ciddi bir dönüşüm yaşanabilir.