Bilim Haberleri - Cilde Boya Gibi Uygulanan Yeni Elektrot Teknolojisi ile geliştirilen yeni polimer yapı, kalp ritmi, kas hareketleri ve beyin sinyallerini yüksek doğrulukla takip etmeyi hedefliyor. Yeni sistem, klasik elektrotların terleme ve hareket sırasında yaşadığı bağlantı sorunlarına alternatif sunuyor.

Cilde Boya Gibi Uygulanan Yeni Elektrot Teknolojisi, uzun süreli sağlık takibi için geliştirilen giyilebilir elektronik sistemlerde önemli bir soruna farklı bir yaklaşım getiriyor. Penn State Üniversitesi öncülüğünde, MIT ve Çin’deki araştırmacıların katkısıyla geliştirilen yeni polimer tabanlı elektrot, doğrudan cilt üzerine uygulanarak kalp ritmi, kas aktivitesi ve beyin sinyallerinin daha kararlı biçimde izlenmesini sağlayabiliyor. Çalışmanın sonuçları bilim dünyasının en saygın yayınlarından biri olan PNAS’ta yayımlandı.
Bugüne kadar kullanılan biyomedikal elektrotların büyük bölümü jel tabakası veya yapışkan pedler aracılığıyla cilde tutunuyor. Günlük kullanım sırasında oluşan ter, cilt hareketleri, kıllı bölgeler ve uzun süreli kullanım ise bu temasın bozulmasına neden olabiliyor. Temas kalitesinin düşmesi yalnızca sinyal seviyesini azaltmıyor, aynı zamanda ölçümlerde gürültü oluşmasına ve kritik biyometrik verilerin hatalı yorumlanmasına yol açabiliyor.
Araştırmacılar tam da bu sorunu ortadan kaldırmak amacıyla, boya kıvamında hazırlanabilen iletken bir polimer karışımı geliştirdi. Fırça yardımıyla doğrudan cilde uygulanabilen bu malzeme kuruduktan sonra esnek bir elektrot tabakası oluşturuyor. Böylece cilt ile sensör arasında hava boşluğu oluşmuyor ve sinyal kalitesi hareket sırasında bile büyük ölçüde korunabiliyor.
Yeni Polimer Yapı Klasik Elektrotlardan Neden Farklı?
Geleneksel elektrotlar önceden belirlenmiş sabit şekillerde üretiliyor. İnsan vücudunun kıvrımlı yapısı ise bu sert geometrilerin her noktaya aynı şekilde temas etmesini engelliyor. Özellikle spor yapan kişilerde veya uzun süre hastanede kalan bireylerde küçük temas kayıpları bile ölçümlerin doğruluğunu ciddi şekilde etkileyebiliyor.
Yeni geliştirilen sistem ise doğrudan cildin üzerine sürüldüğü için uygulandığı bölgenin şeklini tamamen alabiliyor. Kuruduktan sonra ikinci bir deri katmanı gibi davranan yapı, kasların doğal hareketlerine uyum sağlayarak elektriksel bağlantının korunmasına yardımcı oluyor. Araştırmacılar bu yaklaşımın yalnızca sporcular için değil, sürekli biyometrik takip gerektiren kronik hastalar açısından da önemli avantaj sağlayabileceğini belirtiyor.
Teknolojinin temelini oluşturan karışım “WE-PPD” adı verilen özel bir formülasyondan oluşuyor. Elektriksel iletkenlik, biyomedikal elektronik alanında uzun süredir kullanılan PEDOT:PSS isimli iletken polimer sayesinde sağlanıyor. Yapıya eklenen DBSA katkısı ise malzemenin yalnızca elektrik taşımasını değil, aynı zamanda yüksek esnekliğe ulaşmasını mümkün kılıyor. Karışım; su, etanol ve PVA desteğiyle cilde uygulanabilecek uygun viskoziteye getiriliyor.
Bu malzemelerin seçimi rastgele yapılmış değil. PEDOT:PSS, düşük elektrik direnci sayesinde biyolojik sinyallerin kayıpsız iletilmesine yardımcı olurken, polimer zincirlerinin esnek yapısı elektrotun çatlamasını geciktiriyor. Böylece sürekli bükülme, gerilme veya kas hareketleri sırasında iletken ağın bozulma ihtimali önemli ölçüde azalıyor.
Kalp, Kas Ve Beyin Sinyalleri Aynı Platformda İzlenebiliyor
Araştırmanın en dikkat çekici yönlerinden biri ise tek bir elektrot teknolojisinin farklı biyolojik sinyalleri aynı altyapıyla takip edebilmesi oldu.
Elektrotlar ilk olarak EKG ölçümlerinde test edildi. Yapılan karşılaştırmalarda yeni sistemin elde ettiği sinyaller, klinik kullanımda tercih edilen standart elektrotlarla büyük oranda örtüştü. Araştırmacılar EKG kayıtlarında yaklaşık yüzde 95,1 seviyesinde tutarlılık elde edildiğini bildiriyor. Bu oran, cilde doğrudan uygulanabilen bir polimer sistem için dikkat çekici bir başarı olarak değerlendiriliyor.
Sistem yalnızca kalp ritmini izlemekle sınırlı kalmıyor. Aynı yapı üzerinden kas hareketlerini ölçen EMG kayıtları ve beyin elektriksel aktivitelerini takip eden EEG ölçümleri de gerçekleştirilebiliyor. Böylece tek platform üzerinden farklı biyosinyallerin elde edilmesi mümkün hale geliyor.
Bu durum özellikle rehabilitasyon uygulamalarında önemli avantaj sağlayabilir. Felç sonrası fizik tedavi gören bir hastanın kas aktivitesi izlenirken aynı anda sinir sistemi tepkileri değerlendirilebilir. Benzer şekilde nörolojik hastalıkların uzun süreli takibinde de daha konforlu ölçüm sistemleri geliştirilebilir.
Terleme Ve Hareket Artık Ölçüm Kalitesini Aynı Ölçüde Etkilemeyebilir
Giyilebilir sağlık teknolojilerinin gelişmesindeki en büyük engellerden biri, sensör ile cilt arasındaki temasın gün boyunca aynı seviyede korunamaması olarak gösteriliyor. İnsan vücudu dinlenme sırasında bile sürekli hareket ediyor. Yürüme, koşma, spor yapma veya yalnızca kolun bükülmesi gibi doğal hareketler bile klasik elektrotların kenarlarından ayrılmasına neden olabiliyor. Özellikle yüksek sıcaklıklarda oluşan ter, yapışkan tabakanın zamanla etkisini kaybetmesine yol açıyor.
Yeni geliştirilen polimer elektrot ise cildin üzerine ince bir film tabakası şeklinde yerleştiği için bu mekanik sorunların önemli bölümünü azaltmayı hedefliyor. Elektrotun cildin doğal esnekliğine uyum sağlaması, hareket sırasında oluşan mikro boşlukların önüne geçiyor. Bunun doğrudan sonucu ise daha temiz sinyaller ve daha düşük veri kaybı olarak görülüyor.
Araştırmacılar yaptıkları mekanik dayanıklılık testlerinde elektrotun yalnızca esnek olmadığını, aynı zamanda uzun süre deformasyona karşı da direnç gösterdiğini belirtiyor. Gümüş kaplamalı gözenekli tekstil yapısıyla birlikte kullanıldığında sistem, yaklaşık yüzde 170 oranında uzayabiliyor. Bu değer, insan cildinin günlük hareketleri sırasında karşılaşılan gerilmelerin oldukça üzerinde bulunuyor. Böylece elektrot normal kullanım koşullarında kopmadan görevini sürdürebiliyor.
Esneklik yalnızca fiziksel dayanıklılık anlamına gelmiyor. Elektronik sensörlerde iletken yollar gerildiğinde direnç değişimi oluşabiliyor ve bu durum ölçüm doğruluğunu etkileyebiliyor. Yeni polimer yapıda ise iletken ağın deformasyon sırasında büyük ölçüde korunması, biyolojik sinyallerin daha kararlı biçimde kaydedilmesini sağlıyor.
Cildin Nefes Almasına İzin Veren Yapı Uzun Süreli Kullanımı Hedefliyor
Giyilebilir sensörlerde kullanıcı konforu çoğu zaman teknik performans kadar önemli kabul ediliyor. Gün boyunca cilde yapışık kalan klasik elektrotlar, terin dışarı atılmasını zorlaştırabiliyor. Bunun sonucunda kızarıklık, tahriş ve kaşıntı gibi cilt problemleri ortaya çıkabiliyor. Özellikle çocuklar ve yaşlı bireylerde bu durum daha belirgin hale geliyor.
Araştırma ekibi bu sorunu azaltabilmek için yüksek su buharı geçirgenliğine sahip özel bir mikro yapı geliştirdi. Laboratuvar testlerinde yeni elektrotun, yaygın olarak kullanılan tıbbi bantlara kıyasla 22 ve 37 santigrat derecede yaklaşık 5 ila 10 kat daha yüksek nefes alabilirlik sunduğu rapor edildi.
Bu özellik günlük kullanım açısından önemli bir avantaj anlamına geliyor. Cilt, normal biyolojik işlevlerini sürdürmeye devam ederken nem dışarı atılabiliyor. Böylece elektrot uzun süre aynı bölgede bulunsa bile cilt yüzeyinde nem birikiminin azaltılması hedefleniyor.
Araştırmanın gönüllüler üzerinde gerçekleştirilen ilk uygulamalarında elektrotlar yaklaşık bir gün boyunca ciltte tutuldu. Bu süreçte gözle görülür tahriş, alerjik reaksiyon veya inflamasyon bulgusuna rastlanmadığı bildirildi. Elbette bu sonuçlar yalnızca sınırlı sayıdaki gönüllüye dayanıyor. Araştırmacılar daha geniş katılımlı klinik çalışmalar yapılmadan kesin güvenlik değerlendirmesi yapılamayacağını özellikle vurguluyor.
Çocuk Hastalar İçin Daha Konforlu Bir Deneyim Sunabilir
Projede öne çıkan hedeflerden biri de uzun süre hastanede kalan çocukların yaşadığı psikolojik yükü azaltmak.
Bugün birçok pediatrik hastada EKG veya benzeri ölçümler yapılırken standart elektrot pedleri kullanılıyor. Bu pedlerin sökülmesi sırasında oluşan rahatsızlık hissi, küçük yaştaki hastalarda kaygıyı artırabiliyor. Aynı zamanda sürekli elektrot değişimi yapılması gereken tedavilerde çocukların sağlık ekipleriyle kurduğu iletişim de olumsuz etkilenebiliyor.
Araştırma ekibi bu nedenle elektrotların yalnızca teknik özelliklerine odaklanmadı. Aynı zamanda çocukların ilgisini çekebilecek görsel tasarımlar üzerinde de çalışıldı. Elektrotların çizgi karakterler, eğlenceli figürler veya dekoratif desenler şeklinde uygulanabilmesi planlanıyor. Böylece çocukların tedavi sürecini daha rahat geçirmeleri hedefleniyor.
Bu yaklaşım yalnızca estetik bir tercih olarak görülmüyor. Sağlık psikolojisi alanında yapılan birçok çalışma, çocukların tedavi sırasında kullandıkları tıbbi ekipmanların görünümünün kaygı seviyelerini doğrudan etkileyebildiğini gösteriyor. Daha sıcak ve eğlenceli tasarımlar, uzun süreli tedavilerde iş birliğini artırabilecek unsurlar arasında değerlendiriliyor.
İnsan-Makine Arayüzlerinden Tarıma Kadar Geniş Bir Kullanım Alanı Bulunuyor
Araştırmacılar geliştirdikleri teknolojinin yalnızca hastanelerle sınırlı kalmayacağını düşünüyor.
Biyolojik sinyalleri yüksek doğrulukla toplayabilen ince ve esnek elektrotlar, gelecekte gelişmiş insan-makine arayüzleri için önemli bileşenlerden biri olabilir. Özellikle protez kontrol sistemlerinde kullanıcının kas hareketlerinin çok düşük gecikmeyle algılanması gerekiyor. Elektrot ile cilt arasındaki temas ne kadar kararlı olursa, protezin verdiği tepki de o kadar doğal hale geliyor.
Benzer şekilde artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik sistemlerinde geliştirilen yeni nesil kontrol yöntemleri de biyosinyallerden yararlanmaya başladı. Parmak hareketlerini veya kas kasılmalarını algılayabilen sensörler, geleneksel kumandalara ihtiyaç duymadan cihaz kontrolüne imkan tanıyabiliyor.
Araştırmada dikkat çeken farklı kullanım alanlarından biri ise tarım oldu. Bitki yüzeylerine zarar vermeden uygulanabilecek benzer iletken kaplamalar sayesinde bitkilerin stres seviyeleri, su ihtiyacı veya çevresel değişimlere verdikleri biyolojik tepkiler gelecekte gerçek zamanlı olarak takip edilebilir. Bu yaklaşım henüz araştırma aşamasında olsa da hassas tarım uygulamaları açısından ilgi çekici bir potansiyel taşıyor.
Tıbbi Kullanım İçin Daha Geniş Klinik Çalışmalar Gerekiyor
Araştırmanın ulaştığı sonuçlar umut verici olsa da geliştirilen elektrotun doğrudan klinik uygulamalarda kullanılabilmesi için tamamlanması gereken önemli aşamalar bulunuyor. Çalışmada elde edilen veriler, teknolojinin temel prensibinin başarılı olduğunu gösterse de farklı yaş grupları, farklı cilt tipleri ve çeşitli hastalık profilleri üzerinde yapılacak kapsamlı klinik araştırmalar belirleyici olacak.
Özellikle uzun süreli kullanım senaryolarında malzemenin aylar boyunca göstereceği performans henüz bilinmiyor. Günlük yaşamda güneş ışığı, kozmetik ürünler, duş, yoğun egzersiz, yüksek nem ve farklı çevresel koşullar gibi çok sayıda değişken elektrotun dayanıklılığını etkileyebilir. Araştırma ekibi, bu senaryoların tamamının ayrı güvenlik protokolleriyle test edilmesi gerektiğini belirtiyor.
Bir diğer önemli başlık ise manyetik rezonans görüntüleme (MR) sistemleriyle olası etkileşimler. MR cihazları güçlü manyetik alanlar ve radyofrekans enerjisi kullanıyor. Cilt üzerinde bulunan iletken malzemelerin bu ortamda nasıl davranacağı, herhangi bir ısınma oluşturup oluşturmayacağı veya görüntü kalitesini etkileyip etkilemeyeceği henüz ayrıntılı biçimde incelenmiş değil. Araştırmacılar, klinik kullanıma geçmeden önce bu konuda kapsamlı güvenlik testleri yapılacağını ifade ediyor.
Giyilebilir Sağlık Teknolojilerinde Yeni Bir Dönemin Kapısını Aralayabilir
Son yıllarda akıllı saatler, sağlık bileklikleri ve taşınabilir medikal cihazlar büyük gelişim gösterdi. Ancak bu cihazların önemli bölümü biyolojik verileri hâlâ cilt yüzeyine belirli bir basınç uygulayan sensörlerle topluyor. Ölçüm doğruluğu arttıkça sensör ile cilt arasındaki temas kalitesi daha kritik hale geliyor.
Doğrudan cilde uygulanabilen iletken polimer yaklaşımı ise sensörü vücudun doğal bir parçası gibi davranacak noktaya yaklaştırıyor. Bu sayede yalnızca spor sırasında değil, yoğun bakım ünitelerinde, evde hasta takibinde, uzaktan sağlık hizmetlerinde ve kronik hastalıkların sürekli izlenmesinde de yeni kullanım senaryoları ortaya çıkabilir.
Özellikle kalp ritmi bozukluklarının uzun süreli takibi, Parkinson ve epilepsi gibi nörolojik hastalıkların izlenmesi, fizik tedavi süreçlerinin değerlendirilmesi ve profesyonel sporcuların kas performans analizleri bu teknolojinin öne çıkabileceği alanlar arasında gösteriliyor. Sensörün hafif, esnek ve cilde uyumlu yapısı sayesinde kullanıcı konforunun artması da uzun süreli ölçümlerin önündeki önemli engellerden birini azaltabilir.
Bununla birlikte araştırmanın henüz laboratuvar ve erken gönüllü testleri aşamasında bulunduğunu unutmamak gerekiyor. Klinik onay süreçleri tamamlanmadan bu teknolojinin hastanelerde rutin olarak kullanılacağını söylemek mümkün değil. Yine de elde edilen ilk sonuçlar, biyomedikal sensör tasarımında yalnızca daha hassas ölçümler değil, aynı zamanda daha konforlu ve kullanıcı dostu çözümler geliştirilebileceğini gösteriyor.
Bu yaklaşımın önümüzdeki yıllarda ticari ürünlere dönüşmesi hâlinde, giyilebilir sağlık teknolojilerinin tasarım anlayışında önemli değişiklikler yaşanabilir. Cilde yapıştırılan klasik pedler yerine ince bir katman halinde uygulanabilen elektrotlar, hem sağlık profesyonelleri hem de günlük kullanıcılar için daha pratik bir alternatif oluşturabilir. Bilim Haberleri - Teknoloji Medya

Güncel Haberler
Teknoloji Gündemi
Hooma Magpulse Slim Manyetik Powerbank Serisi Türkiye’de Satışa Sunuldu
Hooma Magpulse Slim serisi Türkiye pazarına giriş yaptı. 3.000 mAh ve 5.000 mAh kapasiteli iki yeni manyetik powerbank modeli; ince tasarımı, kablosuz şarj desteği, Power Delivery teknolojisi ve güvenlik özellikleriyle mobil kullanıcıları hedefliyor. Hooma Magpulse...
Apple Live Notes İle Genius Bar Görüşmelerini Yapay Zekâ Destekli Notlara Dönüştürüyor
Apple Live Notes sistemi, Genius Bar teknik destek görüşmelerini otomatik olarak metne döküp özetleyen yeni bir yapay zekâ çözümü olarak test ediliyor. İşte sistemin çalışma şekli, gizlilik ayrıntıları ve çalışanların gündeme getirdiği tartışmalar. Apple Live...
Windows 11 İle Linux Karşılaştırması Şaşırttı: Aynı Donanımda Kazanan İş Yüküne Göre Değişti
Windows 11 ile Linux karşılaştırması, üst düzey donanımla gerçekleştirilen 99 farklı testte dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Yapay zekâ uygulamalarında Windows 11 öne çıkarken, video kodlama tarafında Linux dağıtımları önemli avantaj elde etti. Windows 11...
Google Chrome Find And Fill With Gemini Özelliği Form Doldurma Deneyimini Değiştiriyor
Google Chrome Find And Fill With Gemini özelliği Chrome Canary sürümünde test edilmeye başladı. Gmail ve Google Fotoğraflar verilerini kullanabilen yeni sistemin çalışma mantığı, gizlilik yaklaşımı ve kullanıcı deneyimine etkileri haberimizde. Google Chrome Find And...
Hayat Kimya Yapay Zekâ Destekli Enerji Yönetim Sistemini Kocaeli Kampüsünde Devreye Aldı
Hayat Kimya Yapay Zekâ Destekli Enerji Yönetim Sistemi, Kocaeli Kampüsü'nde enerji üretimi ve tüketimini gerçek zamanlı analiz ederek yaklaşık 65 milyon dolarlık yıllık enerji bütçesinin daha verimli yönetilmesini hedefliyor. Hayat Kimya Yapay Zekâ Destekli Enerji...
Samsung Tandem OLED Ekran Teknolojisi 1600 Nit Parlaklık Ve Daha Uzun Kullanım Ömrü Sunuyor
Samsung Tandem OLED Ekran Teknolojisi, 1600 nit tepe parlaklığı, VESA DisplayHDR True Black 1400 sertifikası ve uzun kullanım ömrüyle dizüstü bilgisayar ekranlarında yeni bir dönemin kapısını aralıyor. İşte teknik ayrıntılar ve ilk kullanılan model. Samsung...
iOS 27 Beta 4 Yayınlandı: Apple TV, ProRes Log 2 Ve Yeni iPhone Donanımına İşaret Eden Değişiklikler Geldi
iOS 27 Beta 4 güncellemesi geliştiriciler için kullanıma sunuldu. Apple TV uygulamasındaki yeni otomatik indirme sistemi, ProRes Log 2 desteği, Siri arayüzündeki yenilikler ve gelecekteki iPhone modellerine işaret eden sistem referansları tüm ayrıntılarıyla bu haberde....
Google Pixel 11a Tensor G6 İle Performansını Güçlendirmeye Hazırlanıyor
Google Pixel 11a için erken paylaşılan bilgiler, Tensor G6 işlemcisi, daha parlak ekranı, yeni modem çözümü ve güncellenen donanımıyla serinin önemli bir değişime hazırlandığını gösteriyor. İşte şimdiye kadar ortaya çıkan tüm ayrıntılar. Google Pixel 11a,...
Apple Fiyatlarını Neden Artırıyor? Zamların Arkasındaki Küresel Strateji Netleşiyor
Apple fiyatlarını neden artırıyor sorusu, Mac ve iPad modellerinin ardından Apple Music, Apple One, iCloud+ ve bazı ülkelerde iPhone fiyatlarına gelen yeni zamlarla yeniden gündemde. Küresel maliyetler, lisans giderleri ve döviz hareketleri Apple'ın yeni fiyat...
iPhone Sadakat Oranı Yüzde 87’ye Ulaştı: Android’den Geçişler Yavaşlıyor
iPhone sadakat oranı 2026'nın ilk çeyreğinde yüzde 87'ye yükseldi. CIRP verileri, Android'den iPhone'a geçişlerin yavaşladığını ve kullanıcıların tercih ettikleri ekosistemde kalma eğiliminin güçlendiğini gösteriyor. iPhone sadakat oranı 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 87 seviyesine yükselerek...
Samsung Galaxy A Serisi Temmuz 2026 Güvenlik Güncellemesi Dağıtıma Başladı
Samsung Galaxy A Serisi Temmuz 2026 Güvenlik Güncellemesi birçok Galaxy A modeli için dağıtıma başladı. Toplam 57 güvenlik açığını gideren yeni paket, sistem güvenliğini güçlendirirken cihaz kararlılığını da artırıyor. Samsung Galaxy A Serisi Temmuz 2026...
Yapay Zeka Veri Merkezi Elektrikçileri 280 Bin Doları Aşan Maaşlarla Öne Çıkıyor
Yapay zeka veri merkezi elektrikçileri için artan talep, teknoloji sektöründeki istihdam dengesini değiştiriyor. Bilgisayar mühendisliği mezunlarında işsizlik yükselirken, veri merkezi altyapısını kuran uzmanların yıllık geliri 280 bin doları aşabiliyor. Yapay Zeka Veri Merkezi Elektrikçileri, küresel...
Samsung Galaxy Z Fold 8 İçin Üretim Planı Büyüdü: Şirket Talep Beklentisini Yükseltti
Samsung Galaxy Z Fold 8 için üretim planının artırıldığı belirtiliyor. 22 Temmuz'daki Galaxy Unpacked etkinliği öncesinde ortaya çıkan yeni bilgiler, Samsung'un katlanabilir telefon stratejisinde önemli değişikliklere işaret ediyor. Samsung Galaxy Z Fold 8, 22 Temmuz'da...
Oppo PYZ110 TENAA Veritabanında Görüntülendi: 8.000 mAh Batarya Ve 512 GB Depolama Desteği Ortaya Çıktı
Oppo PYZ110 modeli TENAA sertifikasyon sürecinde görüntülendi. 8.000 mAh seviyesindeki bataryası, 50 MP kamerası, 512 GB depolama seçeneği ve diğer teknik ayrıntılar şimdiden netleşmeye başladı. Oppo PYZ110, Çin'in telekomünikasyon ekipmanlarını sertifikalandıran TENAA veritabanında yer aldı...
iQOO Kompakt Oyun Tableti SRRC Onayı Aldı, Yeni Nesil Snapdragon Platformuyla Geliyor
iQOO kompakt oyun tableti için önemli bir süreç tamamlandı. SRRC onayı alan yeni modelin Snapdragon 8 Elite Gen 6 platformu, OLED ekranı ve performans odaklı yapısıyla neler sunacağına dair ilk bilgiler netleşmeye başladı. iQOO Kompakt...
Nokia 300 4G Power Bank Tanıtıldı: 3700 mAh Batarya Ve Ters Şarj Özelliğiyle Geliyor
Nokia 300 4G Power Bank, HMD Global tarafından resmi olarak tanıtıldı. Klasik tuşlu telefon anlayışını daha işlevsel hale getirmeyi hedefleyen model, 3.700 mAh bataryası, 5W ters kablolu şarj desteği, IP65 dayanıklılık sertifikası ve yüksek parlaklıklı...
Android Kilit Ekranındaki Gemini Hatası SMS Gönderimine İzin Verebiliyor
Android Kilit Ekranındaki Gemini Hatası, cihaz kilitliyken bile belirli koşullar altında SMS gönderilmesine olanak tanıyabilen yeni bir güvenlik problemiyle gündemde. Android 16 üzerinde tespit edilen hata, Gemini'ın kilit ekranındaki bazı etkileşimlerinde PIN doğrulamasının devreye girmemesine...
Google Android Yedekleme Politikasını Güncelledi: Tüm Yedekleme Verileri Depolama Kotasına Dahil Ediliyor
Google Android Yedekleme Politikası, Android kullanıcılarının uzun süredir alışık olduğu bulut yedekleme sisteminde önemli bir değişikliği beraberinde getiriyor. Google, Android cihazlardan alınan tüm yedekleme verilerinin artık Google Hesabı depolama alanından düşeceğini doğruladı. Daha önce yalnızca...
TOBFED İle StarCharge Türkiye’nin Elektrikli Mobilite Ve Akıllı Enerji Dönüşümü İçin Güçlerini Birleştirdi
TOBFED İle StarCharge, Türkiye'nin elektrikli ulaşım ve akıllı enerji alanındaki dönüşümünü hızlandırmayı hedefleyen kapsamlı bir iş birliğine imza attı. Tüm Araç Satış Sonrası Hizmetler Federasyonu (TOBFED) ile küresel ölçekte elektrikli araç şarj teknolojileri ve dijital...
Mağara Resimlerindeki 32 Sembol İnsanlığın İlk Yazı Sistemine İşaret Ediyor Olabilir
Mağara Resimlerindeki 32 Sembol, tarih öncesi insanların yalnızca hayvanları resmetmekle kalmadığını, aynı zamanda ortak bir görsel iletişim sistemi geliştirmiş olabileceğini gösteren en dikkat çekici arkeolojik bulgular arasında yer alıyor. Avrupa'nın farklı bölgelerindeki yüzlerce mağarada tekrar...