
Bilim Haberleri - En Yüksek Sesle Bağıran Erkek Rekoru, tam 30 yıl sonra yeni sahibini buldu. Avustralya’nın Canberra kentinde yaşayan Joseph McGrail-Bateup, resmi ölçümlerde 122.4 desibel seviyesine ulaşarak Guinness Dünya Rekorları’na adını yazdırdı. Yalnızca tek bir kelimeyi haykırarak ulaşılan bu seviye, insan sesinin erişebildiği en yüksek değerlerden biri olarak kayıtlara geçti. Rekorun ardından günlerce konuşmakta zorlanan McGrail-Bateup, ses tellerinde oluşan yoğun baskının beklediğinden çok daha ağır sonuçlar doğurduğunu söyledi.
İlk bakışta sıradan bir rekor denemesi gibi görünse de, bu başarı yalnızca güçlü bir sese sahip olmanın ötesinde ciddi bir nefes kontrolü, diyafram hakimiyeti ve ses tellerinin sınırlarını zorlayan fiziksel bir performans anlamına geliyor. Üstelik ortaya çıkan ses seviyesi, insanların günlük yaşamda ancak oldukça gürültülü ortamlarda karşılaşabileceği seviyelerle aynı düzeyde bulunuyor.
122.4 Desibel Seviyesine Ulaşarak Rekoru Devraldı
58 yaşındaki Joseph McGrail-Bateup, Canberra’nın resmi tellalı olarak görev yapıyor. Günlük yaşamında çeşitli resmi organizasyonlarda ve topluluk etkinliklerinde yüksek sesle anonslar yapan McGrail-Bateup, yıllardır kullandığı güçlü sesini bu kez Guinness Dünya Rekorları için kullandı.
Resmi ölçümlerde ulaşılan 122.4 desibellik değer, önceki dünya rekorunu geride bırakmaya yetti. Guinness Dünya Rekorları bu sonucu “En Yüksek Sesle Bağıran Erkek” kategorisinde onaylayarak yeni rekortmeni resmen ilan etti.
Ortaya çıkan ses seviyesi sıradan bir bağırıştan çok daha fazlasını ifade ediyor. Yakın mesafede çalışan güçlü bir elektrikli testere, sirenleri açık bir ambulans veya kalkış hazırlığındaki bir jet motorunun oluşturduğu gürültüyle benzer seviyeye ulaşan insan sesi, biyolojik açıdan dikkat çekici bir örnek olarak değerlendiriliyor.
30 Yıldır Kırılamayan Rekor Geride Kaldı
Daha önceki rekor tam 30 yıldır değişmeden kalmıştı.
1994 yılında Kuzey İrlandalı ilkokul öğretmeni Annalisa Flanagan, öğrencilerine “quiet” diyerek ulaştığı 121.7 desibellik ölçümle uzun yıllar boyunca rekorun sahibi olmuştu.
Kağıt üzerinde iki ölçüm arasındaki fark yalnızca 0.7 desibel gibi görünse de, ses fiziğinde durum oldukça farklı ilerliyor. Çünkü desibel sistemi doğrusal değil, logaritmik bir ölçek kullanıyor. Bu nedenle sayısal olarak küçük görünen artışlar, gerçekte çok daha büyük enerji farklarını temsil ediyor.
Bu hesaplamaya göre Joseph McGrail-Bateup’ın sesi, önceki rekora göre yaklaşık yüzde 17 daha fazla ses enerjisi üretmeyi başardı. Dolayısıyla yalnızca rekor kırılmış olmadı; insan sesinin oluşturduğu akustik enerji bakımından da önemli bir eşik aşılmış oldu.
Tek Bir Kelime İçin Yedi Ayrı Deneme Yapıldı
Rekor denemesinde kullanılacak kelime de önceden belirlenmişti.
McGrail-Bateup, İngilizcede “şimdi” anlamına gelen “now” kelimesini seçti. Kısa olması ve nefes akışını kesmeden güçlü şekilde dışarı aktarılabilmesi nedeniyle tercih edilen bu kelimeyle tam yedi farklı deneme gerçekleştirildi.
En yüksek ölçüm son denemelerden birinde elde edildi.
Ancak başarı kolay gelmedi. Rekortmen, denemenin ardından ses tellerinin ciddi şekilde zorlandığını, günler boyunca sesinin tamamen kısıldığını ve konuşurken çatallanan bir ton oluştuğunu anlattı.
Kendi ifadelerine göre bu tür bir rekor denemesi için önceden yoğun prova yapmak da mümkün değil. Çünkü ses telleri sürekli bu kadar yüksek basınca maruz bırakıldığında ciddi hasar oluşma riski artıyor. Bu nedenle bütün performansın tek bir güne saklanması gerekiyor.
McGrail-Bateup, yaşadığı fiziksel zorluğa rağmen sürecin kendisi için oldukça keyifli geçtiğini ifade ediyor. Tek kelimeyle dünya rekoruna ulaşmanın hayatının en unutulmaz deneyimlerinden biri olduğunu dile getiriyor.
Tellallık Mesleği Rekora Giden Yolun Kapısını Açtı
Joseph McGrail-Bateup’ın güçlü sesi tesadüfen gelişmedi.
2017 yılında Canberra’nın resmi tellalı olarak görevlendirilen rekortmen, yıllardır kalabalık meydanlarda yüksek sesle duyurular yapıyor. Geleneksel tellalık mesleği, güçlü diyafram kullanımı ve uzun mesafeye ulaşabilecek ses üretimi gerektirdiğinden zaman içinde önemli bir deneyim kazandırıyor.
McGrail-Bateup da bu görevi kapsamında okul etkinliklerinden şehir organizasyonlarına kadar birçok farklı alanda yüksek sesli duyurular gerçekleştiriyor.
2024 yılında Avustralya Tellaları Antik ve Onurlu Loncası bünyesinde düzenlenen yarışmada geleneksel “Oyez, Oyez, Oyez” çağrısını 98 desibel seviyesinde seslendirerek birincilik elde etmesi de bu alandaki yeteneğini daha önce göstermişti.
Aslında Guinness Dünya Rekorları onun için tamamen yeni bir deneyim de değil.
2019 yılında okçuluk branşında “10 oku en hızlı atış” rekorunu kırmayı başaran McGrail-Bateup, bu unvanını dokuz ay sonra başka bir rekortmene bırakmıştı.
Yeni başarısıyla ilgili konuşan Avustralyalı isim ise rekorların kalıcı olmadığını düşünüyor. Kendisini geçecek yeni rekortmenlerin çıkmasını memnuniyetle karşılayacağını belirterek oldukça mütevazı bir yaklaşım sergiliyor.
Desibel Ölçeğinde Küçük Farklar Neden Büyük Sonuçlar Doğuruyor?
Rekorun teknik yönünü ilginç hale getiren en önemli noktalardan biri desibel sisteminin çalışma mantığı oluyor.
Ses şiddeti ölçümlerinde kullanılan desibel ölçeği, günlük hayatta kullandığımız uzunluk veya ağırlık ölçülerinden farklı şekilde hesaplanıyor. Bu sistem logaritmik olduğu için her artış aynı oranda ilerlemiyor.
Bu nedenle 121.7 ile 122.4 desibel arasındaki fark yalnızca ekranda görülen 0.7 rakamından ibaret değil.
Gerçekte bu artış, ses dalgalarının taşıdığı enerjeyi yaklaşık yüzde 17 yükseltiyor. Başka bir ifadeyle McGrail-Bateup’ın oluşturduğu akustik basınç, önceki rekora göre belirgin şekilde daha güçlü kabul ediliyor.
122.4 desibel seviyesindeki gürültü ise uzun süre maruz kalındığında işitme sağlığı açısından risk oluşturabilecek değerler arasında gösteriliyor.
İnsan Sesinin Sınırlarını Zorlayan Bir Başarı
Rekorun resmi olarak onaylanmasıyla birlikte Guinness Dünya Rekorları, Joseph McGrail-Bateup’ı “En Yüksek Sesle Bağıran Erkek” kategorisinin yeni sahibi olarak ilan etti. Böylece 1994 yılından bu yana değişmeyen erkekler kategorisindeki unvan el değiştirmiş oldu. Önceki rekortmen Annalisa Flanagan ise kadınlar kategorisindeki unvanını korumaya devam ediyor.
McGrail-Bateup da bu durumdan memnun olduğunu belirtiyor. Eski rekortmenin başarısına saygı duyduğunu ifade eden Avustralyalı isim, kadınlar kategorisindeki rekorun korunmasının güzel bir gelişme olduğunu dile getiriyor. Bu yaklaşımı, rekabetten çok başarıyı ön plana çıkaran sporcu ruhunu da yansıtıyor.
Rekor denemesi 2 Mayıs tarihinde Canberra’daki bir radyo stüdyosunda gerçekleştirildi. Ölçümler profesyonel bir akustik mühendisi ve resmi tanıkların gözetiminde yapıldı. Hazırlanan tüm kayıtlar Guinness Dünya Rekorları ekibine gönderildi ve yapılan teknik incelemenin ardından geçtiğimiz günlerde resmen onaylandı.
Bu ayrıntılar, ölçümün yalnızca yüksek sesli bir bağırıştan ibaret olmadığını da ortaya koyuyor. Kullanılan ekipmanın kalibrasyonu, ölçüm mesafesi, çevresel gürültünün kontrol edilmesi ve tanıkların hazır bulunması gibi birçok kriter, sonucun uluslararası standartlara uygun biçimde kabul edilmesini sağladı.
122.4 Desibel İnsan Vücudu İçin Ne Anlama Geliyor?
122.4 desibellik bir ses seviyesi günlük yaşamda çok nadir karşılaşılan değerlerden biri olarak kabul ediliyor. İnsan kulağı kısa süreli olarak bu seviyeleri algılayabilse de, uzun süre maruz kalınması işitme sistemi üzerinde kalıcı hasar oluşturabilecek riskler taşıyor.
Bu nedenle böylesine yüksek ses seviyeleri yalnızca dikkat çekici bir rekor değil, aynı zamanda insan biyolojisinin sınırlarını gösteren önemli bir örnek niteliği de taşıyor.
McGrail-Bateup’ın deneme sonrasında yaşadığı ses kısıklığı da bunun en somut göstergelerinden biri oldu. Günler boyunca normal konuşmakta zorlanması, ses tellerinin maruz kaldığı yoğun yükü açık biçimde ortaya koyuyor.
Ses üretimi sırasında yalnızca gırtlak değil; akciğerler, diyafram, göğüs kasları ve ağız boşluğu da birlikte çalışıyor. Bu nedenle tek bir bağırış gibi görünen performans, aslında vücudun birçok farklı sisteminin aynı anda en yüksek kapasiteyle çalışmasını gerektiriyor.
İnsan Sesi İle Çar Bombası Arasında Devasa Fark Bulunuyor
Joseph McGrail-Bateup’ın ulaştığı değer insan sesi açısından tarihi bir başarı olsa da, insanlığın ürettiği en büyük gürültünün yanında oldukça düşük kalıyor.
Taslakta yer alan bilgilere göre Sovyetler Birliği tarafından 1961 yılında test edilen 50 megatonluk Çar Bombası, yaklaşık 224 desibel seviyesine ulaşarak tarihin en yüksek insan yapımı akustik patlamalarından biri olarak kabul ediliyor.
İki değer arasındaki fark yalnızca sayısal olarak değil, fiziksel etki bakımından da son derece büyük. Buna rağmen 122.4 desibele yalnızca insan sesiyle ulaşılabilmiş olması, bu rekoru biyolojik açıdan son derece dikkat çekici hale getiriyor.
Özellikle herhangi bir elektronik güçlendirme, hoparlör veya mekanik destek kullanılmadan tamamen insan nefesi ve ses telleriyle bu seviyeye erişilmesi, McGrail-Bateup’ın başarısını sıradan Guinness rekorlarının ötesine taşıyor.
Tellallık Mesleğinin Sağladığı Deneyim Dikkat Çekiyor
Bu rekorun en ilginç yönlerinden biri de rekortmenin mesleği oluyor.
Kasaba tellallığı yüzyıllardır güçlü ses kullanımı üzerine kurulu geleneksel bir görev olarak biliniyor. Kalabalık meydanlarda yüzlerce kişiye elektronik destek olmadan ulaşabilmek için güçlü diyafram kontrolü, doğru nefes tekniği ve yüksek ses üretimi büyük önem taşıyor.
Joseph McGrail-Bateup’ın yıllardır bu işi yapıyor olması, sesini kontrollü biçimde kullanabilmesini sağlayan en önemli avantajlardan biri olarak öne çıkıyor.
Bu durum, uzun yıllar boyunca edinilen mesleki alışkanlıkların insan vücudunda nasıl kalıcı bir beceriye dönüşebildiğini de gösteriyor. Her gün kullanılan kas grupları zaman içinde daha verimli çalışırken, nefes kontrolü ve ses hakimiyeti de doğal olarak gelişiyor.
İnsan Sesinin Gelecekte Daha İleriye Gitmesi Mümkün Mü?
Bu yeni rekor, insan sesinin erişebileceği en üst sınırın nerede olduğu sorusunu yeniden gündeme taşıyor.
122.4 desibel seviyesi bugün için Guinness tarafından onaylanan en yüksek erkek sesi olarak kayıtlara geçmiş durumda. Ancak McGrail-Bateup’ın da ifade ettiği gibi rekorlar kalıcı değil ve gelecekte daha yüksek değerlere ulaşabilecek yeni isimlerin ortaya çıkması ihtimal dahilinde bulunuyor.
Bununla birlikte ses tellerinin maruz kaldığı fiziksel yük düşünüldüğünde, her yeni desibel artışının çok daha zor elde edileceği de açıkça görülüyor. Özellikle logaritmik desibel sistemi nedeniyle küçük görünen artışlar bile çok daha yüksek enerji üretimini gerektiriyor.
Bu nedenle önümüzdeki yıllarda yeni rekor girişimleri gerçekleşse bile, mevcut seviyeyi aşmanın son derece zorlu olacağı değerlendiriliyor.
İnsan sesinin ulaştığı bu nokta yalnızca ilginç bir Guinness hikâyesi olarak görülmemeli. Aynı zamanda nefes kontrolü, akustik bilim, biyomekanik ve insan anatomisinin sınırlarını gösteren dikkat çekici bir örnek olarak da hafızalarda yer edecek gibi görünüyor.
Peki siz 122.4 desibellik bu sıra dışı performans hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce insan sesi gelecekte daha yüksek seviyelere ulaşabilir mi, yoksa bu değer biyolojik sınırların en uç noktalarından biri mi? Görüşlerinizi yorumlar bölümünde bizimle paylaşabilirsiniz. Bilim Haberleri - Teknoloji Medya

İnsan sesiyle bu seviyeye ulaşılabilmesi gerçekten şaşırtıcı. Sayıyı okuyunca çok büyük görünmeyebilir ama desibel farkının aslında ne kadar önemli olduğunu haber sayesinde daha iyi anladım. Böyle ilginç rekorların arkasındaki bilimsel kısmın da anlatılması hoşuma gitti.
Gerçekten ilginç bir haber olmuş. Bir insanın sadece sesiyle motorlu testere seviyesinde gürültü oluşturabilmesi beklediğim bir şey değildi. Rekorun nasıl ölçüldüğünü anlatan bölüm de oldukça bilgilendiriciydi.
Yıllardır tellallık yapmasının bu başarıda etkili olması dikkatimi çekti. Meslek deneyiminin böyle bir dünya rekoruna dönüşmesi oldukça etkileyici olmuş. Farklı ve keyifle okunan bir içerik hazırlamışsınız.