Vivo TWS 5 Pro

Teknoloji Haberleri - Vivo TWS 5 Pro, kablosuz kulaklık pazarında uzun süredir görülmeyen ölçekte bir teknolojik yenilikle resmen tanıtıldı. Bluetooth bağlantısını tek seçenek olarak bırakmayan yeni model, doğrudan Wi-Fi tabanlı ses aktarımı desteğiyle 4,6 Mbps veri aktarım hızına ulaşabiliyor. Bu yaklaşım yalnızca teknik bir yenilik değil, aynı zamanda kablosuz ses kalitesinin sınırlarını yeniden tanımlamayı hedefleyen önemli bir adım olarak öne çıkıyor. 60 dB seviyesine ulaşan aktif gürültü engelleme sistemi, bağımsız Hi-Fi DAC yongası, hibrit sürücü mimarisi ve 50 saate kadar uzanan pil ömrüyle Vivo, premium kulaklık segmentindeki rekabeti daha da kızıştırıyor.

Kablosuz kulaklık pazarı son birkaç yıldır büyük ölçüde aynı teknoloji etrafında şekilleniyordu. Markalar daha iyi aktif gürültü engelleme, daha uzun pil ömrü veya yeni ses kodekleri sunarken temel bağlantı teknolojisi değişmeden kaldı. Vivo ise TWS 5 Pro ile bu alışılmış yaklaşımı değiştirmeyi tercih ediyor. Bluetooth’un yanında çalışan Wi-Fi tabanlı ses aktarımı sayesinde çok daha yüksek bant genişliği elde eden model, özellikle yüksek çözünürlüklü müzik dinleyen kullanıcıları hedef alıyor.

Bu yaklaşım yalnızca pazarlama amacıyla geliştirilmiş bir özellik değil. Daha yüksek bant genişliği sayesinde ses dosyalarının sıkıştırma ihtiyacı önemli ölçüde azalıyor. Böylece stüdyo kayıtlarına çok daha yakın bir dinleme deneyimi elde edilebiliyor. Özellikle kayıpsız müzik servislerinin yaygınlaşmasıyla birlikte bu tür teknolojilerin önümüzdeki yıllarda çok daha fazla önem kazanması bekleniyor.

Wi-Fi Destekli Ses Aktarımı Kablosuz Kulaklıklarda Yeni Bir Sayfa Açıyor

Vivo TWS 5 Pro’nun en dikkat çekici özelliği hiç şüphesiz Wi-Fi Direct tabanlı ses iletimi oluyor. Günümüzde neredeyse bütün kablosuz kulaklıklar Bluetooth üzerinden veri aktarımı gerçekleştirirken Vivo bu sınırı aşan farklı bir mimari tercih ediyor.

Şirketin açıkladığı verilere göre Wi-Fi bağlantısı üzerinden 4,6 Mbps seviyesine ulaşan veri aktarımı gerçekleştirilebiliyor. Bu değer günümüzde kullanılan birçok Bluetooth ses bağlantısının birkaç kat üzerinde bulunuyor. Artan bant genişliği sayesinde 96 kHz / 24-bit yüksek çözünürlüklü ses dosyaları çok daha düşük sıkıştırma oranıyla iletilebiliyor.

Teknik açıdan bakıldığında bu fark yalnızca rakamlardan ibaret değil. Bluetooth bağlantısı veri miktarı sınırlı olduğu için ses dosyalarını çeşitli kodeklerle sıkıştırmak zorunda kalıyor. LDAC veya LC3 gibi gelişmiş kodekler kaliteyi artırsa da tamamen kayıpsız aktarım sunamıyor. Wi-Fi ise çok daha yüksek veri kapasitesi sayesinde bu kısıtı büyük ölçüde ortadan kaldırıyor.

Bu teknoloji özellikle Apple Music Lossless, Tidal HiFi, yüksek çözünürlüklü FLAC arşivleri ve profesyonel ses kayıtlarını dinleyen kullanıcılar açısından önemli avantaj sağlıyor. Müzikteki arka plan enstrümanları, vokaller arasındaki küçük geçişler ve stüdyo kayıtlarında bulunan ince ayrıntılar çok daha belirgin hale geliyor.

Kablosuz kulaklık pazarında bugüne kadar ses kalitesi çoğunlukla sürücü tasarımıyla değerlendirilirken Vivo, bağlantı altyapısını da ses zincirinin önemli bir parçası haline getiriyor. Bu nedenle TWS 5 Pro yalnızca yeni bir kulaklık değil, aynı zamanda kablosuz ses iletiminin geleceğine yönelik önemli bir teknoloji gösterisi olarak değerlendiriliyor.

Bağımsız Hi-Fi DAC Ses İşleme Kalitesini Üst Seviyeye Taşıyor

Yüksek bant genişliği tek başına kaliteli ses için yeterli olmuyor. Aktarılan dijital verinin doğru şekilde işlenmesi de en az bağlantı teknolojisi kadar önem taşıyor.

Bu noktada Vivo, Cirrus Logic iş birliğiyle geliştirilen bağımsız Hi-Fi DAC yongasını kullanıyor. Kulaklığın içerisinde yer alan bu özel dönüştürücü, dijital ses verisini analog sinyale dönüştürürken mümkün olan en düşük bozulmayı hedefliyor. Şirketin paylaştığı teknik verilere göre sistem 113 dB dinamik aralık sunarken toplam harmonik bozulma oranı ise %0,0013’ün altında tutuluyor.

Bu değerler günlük kullanımda ne ifade ediyor?

Dinamik aralık arttıkça müzik içerisindeki en sessiz ve en yüksek sesler arasındaki fark daha doğal şekilde korunuyor. Özellikle klasik müzik, caz, canlı konser kayıtları veya akustik eserlerde enstrümanların konumu ve sahne hissi daha gerçekçi hale geliyor.

Bozulma oranının düşük olması ise özellikle yüksek ses seviyelerinde önem kazanıyor. Birçok kablosuz kulaklık ses yükseldikçe sertleşen tizler veya bulanıklaşan bas frekansları üretebiliyor. Vivo’nun kullandığı özel DAC ise bu tür dijital bozulmaları minimum seviyede tutmayı amaçlıyor.

Şirket ayrıca kulaklığın Hi-Res Audio Wireless sertifikasına sahip olduğunu da doğruluyor. Bunun yanında Vivo’nun “Golden Ears” akustik laboratuvarı ile birlikte yapılan ses kalibrasyonu ve profesyonel müzik uzmanlarının katkıları sayesinde kulaklığın fabrika çıkışındaki ses karakteri de detaylı şekilde optimize edilmiş durumda.

Hibrit Sürücü Yapısı Frekans Ayrımını Güçlendiriyor

Ses kalitesini belirleyen en önemli bileşenlerden biri de sürücü sistemi oluyor. Vivo bu noktada klasik tek dinamik sürücü tasarımını tercih etmek yerine hibrit mimariye yönelmiş durumda.

Kulaklığın içerisinde 11 mm çift halkalı dinamik sürücü ile Knowles ortaklığıyla geliştirilen özel denge armatür sürücüsü birlikte çalışıyor. Bu yapı sayesinde düşük frekanslar dinamik sürücü tarafından üretilirken yüksek frekansların işlenmesini mikro armatür sürücü üstleniyor. Böylece tek sürücülü tasarımlarda görülebilen frekans karmaşasının önemli ölçüde önüne geçiliyor.

İki sürücünün aynı eksende konumlandırılması ise ses bütünlüğünü artıran önemli ayrıntılar arasında yer alıyor. Eş eksenli akustik yapı sayesinde ses farklı noktalardan geliyormuş hissi oluşmuyor. Bas, orta ve tiz frekanslar aynı merkezden yayıldığı için müzik daha doğal ve daha geniş bir sahne hissiyle dinlenebiliyor.

Vivo’nun paylaştığı teknik verilere göre kulaklık 16 Hz ile 60 kHz arasında oldukça geniş bir frekans aralığını destekliyor. İnsan kulağı teorik olarak yaklaşık 20 Hz ile 20 kHz arasındaki sesleri duyabilse de bu seviyenin üzerine çıkabilen sürücüler, özellikle yüksek çözünürlüklü ses kayıtlarında harmonik ayrıntıları daha başarılı şekilde üretebiliyor. Bunun sonucu olarak vokaller daha canlı, yaylı enstrümanlar daha doğal ve elektronik müziklerde kullanılan katmanlı efektler daha belirgin hale geliyor.

Ses karakterinin yalnızca donanımla şekillenmediğini de belirtmek gerekiyor. Vivo, Shanghai Conservatory of Music bünyesindeki ses mühendisleriyle birlikte uzun süreli akustik ayarlar gerçekleştirdiğini belirtiyor. Bunun yanında şirketin “Golden Ears” olarak adlandırdığı profesyonel dinleme ekibi de farklı müzik türleri üzerinde kapsamlı optimizasyonlar yapmış durumda. Amaç, yalnızca güçlü bas sunan bir kulaklık geliştirmek değil; her frekansın dengeli duyulduğu referans seviyesinde bir ses profili oluşturmak.

Bu yaklaşım, özellikle son yıllarda premium kablosuz kulaklık pazarında öne çıkan dengeli ses karakteri anlayışıyla örtüşüyor. Pek çok üretici tüketiciyi etkilemek için yapay biçimde yükseltilmiş bas frekanslarını tercih ederken Vivo daha doğal ve stüdyo kayıtlarına yakın bir ses deneyimi sunmayı hedefliyor.

60 dB Aktif Gürültü Engelleme Sistemi Günlük Kullanımı Daha Konforlu Hale Getiriyor

Vivo TWS 5 Pro yalnızca ses kalitesiyle değil, gelişmiş aktif gürültü engelleme (ANC) sistemiyle de dikkat çekiyor.

Şirketin “Deep Sea Intelligent Noise Cancellation 2.0” adını verdiği yeni nesil sistem, dört yüksek hassasiyetli mikrofon ve gerçek zamanlı çalışan akıllı algoritmalarla destekleniyor. Maksimum 60 dB seviyesine ulaşan gürültü engelleme kapasitesi, bugüne kadar kablosuz kulaklıklarda görülen en yüksek değerlerden biri olarak öne çıkıyor. (Vivo)

Buradaki önemli nokta yalnızca desibel değeri değil. Gürültü engelleme sistemi 5500 Hz seviyesine kadar uzanan geniş frekans aralığında çalışabiliyor. Bu sayede yalnızca uçak motoru veya klima uğultusu gibi düşük frekanslı sesler değil, ofis ortamındaki konuşmalar, mekanik klavye sesleri, kafe gürültüsü ve şehir içi trafik sesleri de önemli ölçüde azaltılabiliyor.

Günlük kullanım senaryolarında bunun karşılığı oldukça belirgin. Metroda müzik dinlerken dış ortamın uğultusu büyük ölçüde kayboluyor. Açık ofiste çalışan kullanıcılar dikkat dağıtan konuşmalardan daha az etkileniyor. Uçak yolculuklarında ise motor sesi önemli ölçüde bastırıldığı için daha düşük ses seviyesinde müzik dinlemek mümkün hale geliyor.

Sistem tamamen sabit çalışmıyor. Adaptif algoritmalar çevredeki ses seviyesini sürekli analiz ederek ANC gücünü otomatik biçimde ayarlıyor. Böylece hem pil tüketimi optimize ediliyor hem de kulak üzerinde oluşabilecek gereksiz basınç hissi azaltılıyor.

Kullanıcılar ayrıca uçak, tren, otobüs, ofis ve günlük kullanım gibi farklı senaryolara özel hazırlanmış ANC profilleri arasında geçiş yapabiliyor. Bu yapı, kulaklığın farklı ortamlara daha hızlı uyum sağlamasına yardımcı oluyor.

Dört Mikrofon Ve Kemik İletim Sensörü Daha Net Telefon Görüşmeleri Sağlıyor

Kablosuz kulaklıklarda yalnızca müzik performansı yeterli olmuyor. Özellikle uzaktan çalışma düzeninin yaygınlaşmasıyla birlikte görüşme kalitesi de satın alma kararını doğrudan etkileyen faktörlerden biri haline geldi.

Vivo TWS 5 Pro bu alanda oldukça kapsamlı bir donanımla geliyor.

Her iki kulaklıkta yer alan toplam dört mikrofonun yanında VPU kemik iletim sensörü de bulunuyor. Bu sensör doğrudan kullanıcının çene kemiğindeki titreşimleri algılıyor ve gerçek sesi çevresel gürültüden ayırabiliyor.

Bu teknoloji özellikle yoğun rüzgâr altında yapılan telefon görüşmelerinde önemli avantaj sağlıyor. Şirketin verilerine göre sistem 100 dB seviyesine ulaşan çevresel gürültü altında dahi konuşmayı algılamaya devam edebiliyor. Ayrıca rüzgâr kaynaklı parazitleri yaklaşık %99 oranında azaltabiliyor.

Gerçek kullanımda bunun anlamı oldukça açık. Kalabalık bir caddede yürürken, motosiklet üzerinde kask içinden konuşurken veya rüzgârlı açık alanlarda görüntülü toplantı yaparken karşı tarafın sesi daha temiz duyması hedefleniyor.

Yapay zekâ destekli ses işleme algoritmaları ise konuşma sırasında insan sesini ön plana çıkarırken arka plandaki düzensiz sesleri bastırıyor. Böylece yalnızca yüksek sesli ortamlar değil, yankılı kapalı alanlarda da daha anlaşılır bir iletişim kurulabiliyor.

42 ms Oyun Modu Rekabetçi Oyunculara Hitap Ediyor

Kablosuz kulaklıklarda gecikme süresi özellikle mobil oyuncular için kritik önem taşıyor.

Vivo TWS 5 Pro’nun özel oyun modunda gecikme süresi 42 milisaniyeye kadar düşüyor. Bu değer, Bluetooth bağlantısı kullanan birçok premium kulaklıktan daha düşük seviyede bulunuyor.

Rekabetçi FPS oyunlarında ayak seslerinin doğru zamanda duyulması veya yarış oyunlarında motor sesinin görüntüyle eş zamanlı gelmesi oyuncunun performansını doğrudan etkileyebiliyor. Gecikme süresinin düşük olması sayesinde ses ile görüntü arasındaki fark minimum seviyeye indiriliyor.

Bunun yanında kulaklık yalnızca telefonlarla sınırlı çalışmıyor. Gelişmiş çoklu bağlantı sistemi sayesinde aynı anda üç farklı cihaza bağlanabiliyor.

Örneğin bilgisayarda toplantıya katılırken telefona gelen çağrıyı anında cevaplamak veya tabletten müzik dinlerken dizüstü bilgisayara geçiş yapmak için bağlantıyı yeniden kurmaya gerek kalmıyor. Sistem aktif cihazı otomatik algılayarak geçiş sürecini oldukça akıcı hale getiriyor.

Pil Performansı Kullanım Senaryosuna Göre Değişiyor

Kablosuz bağlantının türü pil ömrünü doğrudan etkiliyor.

Bluetooth üzerinden AAC kodeğiyle ve ANC kapalı şekilde kullanıldığında Vivo TWS 5 Pro tek şarjla 11 saate kadar müzik çalabiliyor. Şarj kutusunun sunduğu ek kapasiteyle toplam kullanım süresi 50 saate ulaşıyor.

Wi-Fi üzerinden yüksek çözünürlüklü ses aktarımı aktif edildiğinde ise enerji tüketimi doğal olarak artıyor. Bu senaryoda ANC açık kullanım süresi yaklaşık 5 saat seviyesine düşüyor. Ancak yüksek veri aktarımı ve gelişmiş ses işleme düşünüldüğünde bu süre günlük kullanım açısından hâlâ yeterli kabul ediliyor.

Kulaklık hızlı şarj desteğini de ihmal etmiyor. Yaklaşık 5 dakikalık şarj, iki saate yakın müzik dinleme süresi sağlayabiliyor. Ayrıca şarj kutusu kablosuz şarj desteği sunduğu için Qi uyumlu şarj pedleriyle de kullanılabiliyor.

Ergonomik Tasarım Günlük Kullanım Konforunu Ön Plana Çıkarıyor

Vivo, TWS 5 Pro’da yalnızca teknik donanıma odaklanmamış. Günlük kullanım konforunu artırmak amacıyla ergonomik tasarım üzerinde de önemli çalışmalar yapılmış durumda. Her bir kulaklık yalnızca 5,5 gram ağırlığında. Bu düşük ağırlık sayesinde kulaklık uzun süreli kullanımlarda kulakta baskı hissini azaltırken, yürüyüş, spor veya ofis kullanımında daha stabil bir oturuş sunuyor.

Kulaklığın gövde yapısı, farklı kulak anatomilerine uyum sağlayacak şekilde yeniden şekillendirilmiş. Böylece yalnızca pasif yalıtım güçlenmiyor, aynı zamanda aktif gürültü engelleme sisteminin verimi de artıyor. ANC teknolojisinin en iyi performansı gösterebilmesi için kulaklığın kulağa doğru şekilde oturması büyük önem taşıyor. Vivo’nun yeni tasarımı bu noktada hem ses kalitesini hem de gürültü engelleme başarısını olumlu yönde etkiliyor.

Dayanıklılık tarafında ise IP54 sertifikası dikkat çekiyor. Bu sertifika kulaklığın toza ve su sıçramalarına karşı koruma sunduğunu gösteriyor. Yoğun yağmur altında uzun süre kullanıma uygun olmasa da günlük yaşamda terleme, hafif yağmur veya spor sırasında oluşabilecek nem gibi durumlara karşı yeterli koruma sağlıyor.

Renk seçeneklerinde ise marka daha sade ve premium bir yaklaşım benimsemiş. Original Soundtrack adı verilen beyaz versiyon parlak yüzey ve ince metalik detaylarla dikkat çekerken, Silent Realm Black isimli siyah model mat kaplamasıyla daha profesyonel bir görünüm sunuyor.

Fiyatı Premium Segmentte Rekabeti Kızıştırabilir

Vivo TWS 5 Pro’nun Çin’deki tavsiye edilen satış fiyatı 999 yuan olarak açıklandı. Güncel kur karşılığı yaklaşık 147 dolar seviyesine denk gelen bu fiyat, ürünün doğrudan premium kablosuz kulaklık segmentine konumlandırıldığını gösteriyor.

Dikkat çeken ayrıntılardan biri ise fiyat politikası oldu. Vivo, üç yıl önce satışa sunduğu TWS 3 Pro ile aynı başlangıç fiyatını korumayı tercih etti. Buna rağmen Wi-Fi ses aktarımı, yeni nesil Hi-Fi DAC, hibrit sürücü sistemi, daha güçlü ANC ve güncellenmiş bağlantı özellikleri gibi birçok önemli yeniliği ürüne eklemiş durumda.

Şirket şu an için Türkiye satış tarihi veya resmi fiyatlandırmaya ilişkin bir açıklama yapmadı. Ancak küresel pazarda satışların başlamasıyla birlikte ürünün farklı bölgelerde de kullanıcılarla buluşması bekleniyor. Türkiye’ye resmi olarak gelmesi halinde fiyatın vergi ve kur etkisi nedeniyle daha yüksek seviyelerde olması muhtemel görünüyor.

Rakiplerinden Ayrılan En Büyük Nokta Bluetooth’u Tamamlayan Wi-Fi Teknolojisi

Kablosuz kulaklık pazarında son yıllarda en güçlü rekabet; Sony, Apple, Samsung, Huawei ve Bose gibi üreticiler arasında yaşanıyor. Bu markaların büyük bölümü gelişmiş kodekler ve güçlü ANC sistemleriyle ses kalitesini artırmaya çalışırken, bağlantı teknolojisi tarafında hâlâ Bluetooth standardına bağlı kalıyor.

Vivo ise farklı bir yaklaşım benimseyerek bağlantı altyapısını yeniden tasarlıyor. Bluetooth’u tamamen ortadan kaldırmak yerine Wi-Fi desteğini ekleyerek iki teknolojiyi birlikte kullanan hibrit bir sistem geliştiriyor. Bu yaklaşım, yüksek çözünürlüklü ses aktarımı konusunda önemli bir avantaj sağlayabilir.

Elbette bu teknolojinin tam potansiyelini kullanabilmek için uyumlu cihaz desteği de büyük önem taşıyor. Wi-Fi üzerinden yüksek bant genişliğinde ses aktarımı, desteklenen Vivo cihazlarında en iyi performansı sunacak şekilde tasarlanmış durumda. Gelecekte farklı üreticilerin de benzer çözümler geliştirmesi hâlinde kablosuz ses pazarında yeni bir standart oluşabilir.

Vivo TWS 5 Pro, yalnızca teknik özellikleri artırılmış yeni bir kablosuz kulaklık olarak değerlendirilemez. Asıl dikkat çeken nokta, yıllardır değişmeyen kablosuz ses aktarım mantığını sorgulayan yeni bir yaklaşım sunması. Bluetooth teknolojisinin veri aktarım sınırlarını Wi-Fi desteğiyle genişletmesi, özellikle kayıpsız müzik dinleyen kullanıcılar için önemli bir gelişme anlamına geliyor.

Bunun yanında bağımsız Hi-Fi DAC, 11 mm hibrit sürücü sistemi, 60 dB aktif gürültü engelleme, 42 ms düşük gecikmeli oyun modu, üç cihaz arasında eş zamanlı bağlantı, kablosuz şarj ve 50 saate ulaşan toplam kullanım süresi, ürünün yalnızca tek bir özelliğe odaklanmadığını gösteriyor.

Premium kablosuz kulaklık pazarında rekabet her geçen yıl daha da sertleşirken Vivo’nun bu modeli, özellikle ses kalitesine öncelik veren kullanıcıların dikkatini çekebilecek güçlü alternatiflerden biri olmaya aday görünüyor. Wi-Fi tabanlı ses aktarımının diğer üreticiler tarafından da benimsenmesi hâlinde, önümüzdeki yıllarda kablosuz kulaklıklarda yeni bir dönemin başlaması sürpriz olmayacaktır.

Bu teknolojinin yaygınlaşması hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Wi-Fi destekli ses aktarımı, kablosuz kulaklık tercihlerinizi değiştirecek kadar önemli bir yenilik mi? Görüşlerinizi yorumlar bölümünde bizimle paylaşabilirsiniz.

Teknoloji Haberleri - Teknoloji Medya

3 Yorum - Vivo TWS 5 Pro Tanıtıldı: Wi-Fi Destekli Kayıpsız Ses, 60 dB ANC Ve Hi-Fi DAC Bir Arada Hakkında Siz Ne Düşünüyorsunuz?
  1. Kablosuz kulaklıklarda uzun zamandır birbirine benzeyen güncellemeler görüyorduk. Wi-Fi üzerinden ses aktarımı fikri gerçekten ilginç duruyor. Eğer günlük kullanımda da vaat edilen kaliteyi sunabilirse premium segmentte dengeleri değiştirebilecek modellerden biri olabilir.

  2. Ses kalitesine önem veren biri olarak en çok bağımsız DAC ve hibrit sürücü sistemi dikkatimi çekti. Pil süresi de günlük kullanım için yeterli görünüyor. Türkiye’de satışa çıkarsa fiyatını görmek ilginç olacak.

  3. Son yıllarda kulaklıklarda büyük yenilik göremiyorduk. Bu modelin Bluetooth dışında Wi-Fi desteği sunması gerçekten farklı bir yaklaşım olmuş. Uyumlu telefonlarla nasıl bir performans göstereceğini merak ediyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Güncel Haberler
Uzaktan Kontrol Edilen Hamamböcekleri Su Altında Hareket Etmeyi Başardı - 07.07.2026Dünya’nın Sonuyla İlgili En Büyük Varsayım Değişebilir - 06.07.2026MIR Ağız İçi Robot Diş Kronu Tedavisini Tek Randevuya İndirebilir - 06.07.2026Fransızlar Pencere Boyama Yöntemi İle Sıcak Hava Dalgasına Karşı Çözüm Arıyor - 06.07.2026iPhone Ve iPad Hızlı Şarj Rehberi: Yanlış Adaptör Kullanımı Şarj Süresini Nasıl Etkiliyor? - 06.07.2026Papua Yeni Gine Yeni Ada Oluşumu: Bismarck Denizi’nde Volkanik Hareketlilik Yeni Kara Parçası Doğurabilir - 06.07.2026Goodyear Renkli Lastikler Neden Seri Üretime Geçemedi? Otomotiv Tarihinin En Cesur Fikirlerinden Birinin Hikâyesi - 06.07.2026Japonya plastik şişe yengeç vakası: Plastik şişede büyüyen yengeç bilim insanlarını şaşırttı - 06.07.2026Siri AI Özellikleri Hangi iPhone Modellerine Gelecek? Apple Desteklenen Cihazları Açıkladı - 06.07.2026Huawei Marmara Forum AVM deneyim mağazası İstanbul’da açıldı: Ücretsiz servis ve Mate XT deneyimi - 06.07.2026Huawei 7 Nanometre İşlemciler İçin 3D Çip İstifleme Teknolojisine Geçiyor - 06.07.2026Keysight ve WIN Semiconductors GaN Çip Tasarım Platformunu Tanıttı - 06.07.2026Nothing Phone (1) Yazılım Desteği Resmen Sona Erdi: Son Güncelleme Yayınlandı - 06.07.2026Samsung Exynos 2700 Yapay Zeka Ve Enerji Verimliliğini Ön Plana Çıkarıyor - 06.07.2026Samsung Galaxy Z Flip 8, Z Fold 8 Ve Z Fold 8 Ultra Fiyatları Ortaya Çıktı: İşte Güney Kore Satış Takvimi - 06.07.2026Xiaomi Redmi Note 17 Serisi Ortaya Çıktı: 10.100 mAh Batarya, Yeni İşlemciler Ve Türkiye İhtimali Güçleniyor - 06.07.2026Sony Aktif Olmayan PlayStation Hesaplarını Silecek: 3 Yıl Giriş Yapmayanlar Dijital Oyunlarını Kaybedebilir - 06.07.2026Windows 11 KB5095093 Güncellemesi Dev Depolama Hatasını Giderdi - 06.07.2026YMTC SSD Global Pazara Açıldı: Lenovo ThinkBook 14 G9 İle Çin Dışına İlk Büyük Adım - 06.07.2026Google Tap to Share İle Android’de Kişi Paylaşımı Çok Daha Kolay Olacak - 05.07.2026

Teknoloji Gündemi

Uzaktan Kontrol Edilen Hamamböcekleri Su Altında Hareket Etmeyi Başardı

Uzaktan kontrol edilen hamamböcekleri, geliştirilen yeni biyohibrit sistem sayesinde artık yalnızca karada değil, su altında da görev yapabiliyor. Singapur'daki araştırmacılar ile Japon bilim insanlarının ortak çalışması sonucunda geliştirilen yeni teknoloji, canlı böcekleri amfibi biyolojik robotlara...

Dünya’nın Sonuyla İlgili En Büyük Varsayım Değişebilir

Dünya'nın Sonuyla İlgili En Büyük Varsayım Değişebilir. Yaklaşık yarım yüzyıldır astronomi literatüründe kabul gören en güçlü senaryolardan biri, Güneş'in milyarlarca yıl sonra kırmızı dev evresine ulaştığında Dünya'yı yutacağı yönündeydi. Ancak son günlerde yayımlanan yeni araştırmalar,...

MIR Ağız İçi Robot Diş Kronu Tedavisini Tek Randevuya İndirebilir

MIR Ağız İçi Robot, İsviçre'de geliştirilen yeni nesil bir robotik sistem olarak diş kronu tedavisinde yıllardır uygulanan çok aşamalı süreci değiştirmeye hazırlanıyor. Basel Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü araştırmacıları tarafından geliştirilen minyatür robot, hastanın ağzı içerisinde...

Keysight ve WIN Semiconductors GaN Çip Tasarım Platformunu Tanıttı

Keysight ve WIN Semiconductors GaN çip tasarım platformu, yüksek frekanslı radyo frekansı bileşenleri geliştiren yarı iletken şirketlerinin tasarım sürecini tek bir yazılım ortamında bir araya getirerek üretim risklerini önemli ölçüde azaltmayı hedefliyor. Haziran ayının sonunda...

Windows 11 KB5095093 Güncellemesi Dev Depolama Hatasını Giderdi

Windows 11 KB5095093 güncellemesi, son aylarda birçok kullanıcının depolama alanını hızla tüketen kritik bir sistem sorununu ortadan kaldırıyor. Bazı bilgisayarlarda yalnızca birkaç megabayt büyüklüğünde olması gereken bir sistem günlüğü dosyası, zamanla onlarca hatta yüzlerce gigabayta...

Google Tap to Share İle Android’de Kişi Paylaşımı Çok Daha Kolay Olacak

Google Tap to Share, Android kullanıcılarının uzun süredir beklediği en önemli yeniliklerden biri olmaya hazırlanıyor. Google Kişiler uygulamasının son sürümünde ortaya çıkan yeni arayüz değişiklikleri, şirketin yalnızca kişi paylaşımını kolaylaştırmakla kalmayıp Android ekosisteminde cihazlar arası...

Takip Et
×

Teknoloji ve Bilim Haberlerini Yakından Takip Edin

İçeriklerimizi faydalı bulduysanız, en güncel haberlere anında ulaşmak için Telegram kanalımızı takip edin.

Telegram Kanalını Takip Et
@teknolojimedya