
Otomobil Haberleri - BMW X5 ve iX5, Alman üreticinin uzun süredir üzerinde çalıştığı Neue Klasse dönüşümünün SUV tarafındaki ilk büyük temsilcileri olarak resmen tanıtıldı. Baştan sona yenilenen tasarım anlayışı, tamamen dijital kokpit mimarisi, beş farklı güç aktarma sistemi ve ilk kez ürün ailesine katılan tamamen elektrikli iX5 ile BMW, yalnızca yeni bir model tanıtmakla kalmıyor; markanın önümüzdeki yıllardaki tüm SUV stratejisini de gözler önüne seriyor. Beşinci nesline ulaşan X5 ailesi, üretim teknolojisinden elektrik mimarisine kadar birçok noktada önceki nesilden ayrılıyor.
1999 yılında satışa sunulan ilk X5, premium SUV kavramını geniş kitlelere ulaştıran modellerden biri olmuştu. Aradan geçen yaklaşık otuz yılda milyonlarca satış adedine ulaşan model, BMW’nin en önemli gelir kaynaklarından biri haline geldi. Yeni nesilde ise marka, yalnızca tasarımı güncellemek yerine platform, yazılım, batarya teknolojisi, elektronik mimari ve kullanıcı deneyimini tamamen yeniden tasarlamayı tercih ediyor.
Yeni model yine ABD’nin Güney Carolina eyaletindeki Spartanburg fabrikasında üretilecek. Ancak bu kez aynı üretim hattından benzinli, dizel, plug-in hibrit, tamamen elektrikli ve ilerleyen dönemde hidrojen yakıt hücreli versiyonlar çıkacak. Bu yaklaşım, BMW’nin tek bir teknolojiye bağlı kalmak yerine farklı pazarların ihtiyaçlarına göre esnek üretim stratejisini sürdürdüğünü gösteriyor.
Neue Klasse Tasarım Dili X5’i Baştan Aşağı Değiştiriyor
BMW’nin son dönemde üzerinde en fazla çalıştığı konu tasarım dili oldu. Neue Klasse yaklaşımı ilk kez sedan ve kompakt elektrikli modellerde görülmeye başlamıştı. Şimdi ise bu tasarım anlayışı markanın en önemli SUV modeli olan X5’e taşınıyor.
İlk bakışta en dikkat çeken değişiklik ön bölümde yer alıyor. Geleneksel BMW çizgileri korunurken çok daha sade yüzeyler tercih edilmiş. Ön tampon artık gereksiz detaylardan arındırılmış durumda. İnce LED farlar ise yeni nesil ışık imzasıyla birlikte markanın gelecek yıllarda kullanacağı karakteristik görünümü oluşturuyor.
En dikkat çekici detaylardan biri ise çift X formundaki LED gündüz farları oluyor. Far grubunun içerisine entegre edilen bu yeni ışık imzası yalnızca estetik bir tercih değil. BMW mühendisleri bu tasarımı marka kimliğini uzaktan dahi kolayca ayırt edilebilecek bir hale getirmek amacıyla geliştirmiş durumda. Özellikle gece sürüşlerinde oluşturduğu ışık grafiği, yeni X5’i önceki nesilden tamamen ayırıyor.
BMW’nin uzun yıllardır kullandığı böbrek ızgara tasarımı da önemli ölçüde değişmiş durumda. Yeni nesilde çok daha dik konumlandırılan ve çerçevesi aydınlatılan Iconic Glow böbrek ızgaralar hem elektrikli hem de içten yanmalı modellerde ortak tasarım dili oluşturuyor.
Ancak burada önemli bir mühendislik farkı bulunuyor.
İçten yanmalı motor kullanan X5 versiyonlarında motorun ihtiyaç duyduğu hava akışını sağlayabilmek amacıyla tamponun alt bölümünde daha geniş hava girişleri yer alıyor. Tamamen elektrikli iX5 modelinde ise soğutma ihtiyacının daha düşük olması sayesinde ön bölüm çok daha kapalı tasarlanmış. Böylece hava direnci azaltılırken enerji verimliliği de artırılıyor. Bu küçük gibi görünen değişiklikler yüksek hızlarda tüketim değerlerini doğrudan etkileyen önemli aerodinamik kazanımlar sağlıyor.
Yan profilde de önemli farklılıklar göze çarpıyor. Gövde yüzeyleri artık çok daha sade. Keskin karakter çizgileri yerini daha geniş ve akıcı yüzeylere bırakıyor. Kapı kolları klasik yapısından uzaklaşırken gövdeye entegre edilen yeni mekanizma sayesinde hava direnci azaltılıyor.
BMW, yeni X5’in yalnızca daha modern görünmesini değil aynı zamanda daha sessiz ve daha verimli olmasını hedeflediğini özellikle vurguluyor.

Boyutlar Büyüdü, Yaşam Alanı Belirgin Şekilde Arttı
Yeni nesil X5’in en önemli değişimlerinden biri yalnızca tasarım tarafında yaşanmıyor.
Araç yaklaşık 4,99 metre uzunluğa ulaşırken dingil mesafesi de önceki nesile göre belirgin şekilde uzatılmış durumda. Yaklaşık 60 milimetrelik aks mesafesi artışı, özellikle ikinci sıra yolcular için ciddi bir yaşam alanı kazandırıyor. Premium SUV sınıfında arka koltuk konforu büyük önem taşıdığı için BMW’nin yaptığı bu değişiklik günlük kullanım açısından oldukça değerli görünüyor.
Arka diz mesafesindeki artış özellikle aile kullanıcılarını memnun edecek seviyeye ulaşmış durumda. Uzun yolculuklarda daha rahat oturma pozisyonu elde edilirken tavan yüksekliği ve omuz mesafesi de önceki nesilden daha geniş hissettiriyor.
Bagaj tarafında ise önemli bir değişiklik bulunuyor.
BMW yıllardır X5’in karakteristik özelliklerinden biri olarak görülen iki parçalı bagaj kapağını yeni nesilde kaldırıyor. Marka bu değişikliğin aerodinamik yapı, ağırlık optimizasyonu ve üretim verimliliği açısından avantaj sağladığını belirtiyor. Bununla birlikte özellikle kamp yapan veya yükleme kolaylığını önemseyen mevcut X5 kullanıcılarının bu değişikliği tartışması muhtemel görünüyor.
Yeni Kokpit BMW’nin Dijitalleşme Hamlesinin Merkezinde Yer Alıyor

Dış tasarımdaki değişimin ardından en büyük dönüşüm kabin içerisinde yaşanıyor.
BMW artık klasik gösterge paneli anlayışını tamamen geride bırakıyor.
Yeni nesilde sürücünün karşısına çıkan kokpit, markanın geliştirdiği Panoramic Vision sistemi etrafında şekilleniyor. Ön camın alt bölümüne yerleştirilen geniş bilgi alanı sayesinde hız, navigasyon, sürüş destek sistemleri ve kritik uyarılar doğrudan sürücünün görüş alanına yansıtılıyor. Böylece gözlerin yoldan ayrılması minimum seviyeye indiriliyor.
Merkezde yer alan 17,9 inçlik yüksek çözünürlüklü bilgi-eğlence ekranı ise aracın adeta kontrol merkezi görevini üstleniyor. Klima ayarlarından sürüş modlarına, navigasyondan enerji tüketim analizlerine kadar neredeyse tüm fonksiyonlar bu ekran üzerinden yönetiliyor.
Teknoloji meraklıları için hazırlanan 14,6 inçlik yolcu ekranı ise isteğe bağlı olarak satın alınabiliyor. Bu ekran sayesinde ön yolcu navigasyonu takip edebiliyor, multimedya içeriklerini görüntüleyebiliyor ve araç sistemlerine erişebiliyor. Premium SUV segmentinde giderek yaygınlaşan bu çözüm, BMW’nin Mercedes ve diğer rakiplerine verdiği en güçlü yanıtlardan biri olarak değerlendiriliyor.
BMW Operating System X İle Yazılım Tarafında Büyük Sıçrama
Yeni nesil BMW X5 ve iX5, yalnızca donanımıyla değil yazılım altyapısıyla da önceki nesilden ayrılıyor. BMW, bu model ailesinde ilk kez Android tabanlı yeni nesil BMW Operating System X platformunu kullanıyor. Bu işletim sistemi, otomobili klasik bir ulaşım aracı olmaktan çıkarıp sürekli gelişebilen dijital bir platforma dönüştürüyor. Araç satın alındıktan yıllar sonra bile çevrim içi güncellemeler sayesinde yeni fonksiyonlar kazanabilecek.
Yeni işletim sistemi çok daha güçlü işlemcilere sahip elektronik mimari üzerinde çalışıyor. Bu sayede ekran geçişleri önceki nesle göre hissedilir biçimde hızlanırken aynı anda çalışan uygulamaların sayısı da artırılmış durumda. Navigasyon, medya, telefon, araç ayarları ve sürüş destek sistemleri arasında geçiş yapılırken herhangi bir gecikme yaşanmıyor.
BMW’nin yapay zekâ destekli yeni sesli asistanı ise doğal konuşmaları anlayabilecek şekilde geliştirildi. Sürücü artık belirli komut kalıplarını ezberlemek zorunda kalmıyor. Klima sıcaklığını değiştirmekten navigasyon rotası oluşturmaya, koltuk masajını açmaktan şarj planlamasına kadar birçok işlem günlük konuşma diliyle gerçekleştirilebiliyor.
Artırılmış gerçeklik destekli navigasyon sistemi de önemli ölçüde geliştirilmiş durumda. Kavşaklara yaklaşırken kamera görüntüsü üzerine bindirilen yönlendirmeler sayesinde özellikle büyük şehirlerde yanlış şeride girme ihtimali azaltılıyor. Yoğun trafik içerisinde doğru çıkışı bulmak çok daha kolay hale geliyor. Bu sistem uzun yol kullanımında da sürücünün dikkatini dağıtmadan yönlendirme yapabiliyor.
Sürüş Destek Sistemleri Daha Akıllı Hale Geldi
BMW, yeni nesilde gelişmiş sürüş destek sistemlerini de önemli ölçüde güncelliyor.
Yeni X5 ailesinde adaptif hız sabitleyici artık yalnızca öndeki aracı takip etmekle kalmıyor. Trafik akışını analiz ederek hızlanma ve yavaşlama kararlarını daha doğal şekilde verebiliyor. Ani frenleme ihtiyacı azalırken yolcular için daha konforlu bir sürüş elde ediliyor.
Şerit takip sistemi yüksek çözünürlüklü yeni kameralarla birlikte çalışıyor. Yol çizgilerinin zayıf olduğu bölgelerde çevredeki araçların hareketlerini de analiz ederek şerit merkezini koruyabiliyor.
Şehir içi kullanımda büyük kolaylık sağlayan otomatik park sistemi ise önceki nesilden çok daha gelişmiş durumda. Araç uygun park alanını algıladıktan sonra direksiyon, gaz ve fren kontrolünü tamamen kendi üstlenebiliyor. Dar otoparklarda ise hafızaya aldığı son manevraları ters yönde uygulayarak bulunduğu yerden güvenli şekilde çıkabiliyor.
BMW’nin 360 derece kamera sistemi de çözünürlük açısından ciddi biçimde geliştirilmiş durumda. Özellikle büyük jantlı SUV modellerde kaldırım kenarlarını veya dar geçişleri görmek artık çok daha kolay hale geliyor.
X5 40 xDrive Performans İle Günlük Kullanımı Dengeliyor
Serinin başlangıç noktası olan X5 40 xDrive, BMW’nin uzun yıllardır geliştirmeye devam ettiği sıralı altı silindirli motor ailesinin en güncel versiyonunu kullanıyor.
Motor hacmi 3.0 litre olarak korunurken turbo sistemi yeniden optimize edilmiş durumda. Yaklaşık 394 beygir güç ve 580 Nm tork üreten bu üniteye 48 Volt hafif hibrit sistemi eşlik ediyor. Bu elektrik destek sistemi özellikle ilk kalkışlarda içten yanmalı motor üzerindeki yükü azaltıyor. Aynı zamanda hızlanma sırasında kısa süreli ek tork sağlayarak daha canlı bir karakter oluşturuyor.
BMW’nin hafif hibrit teknolojisi tamamen elektrikli sürüş sağlamıyor. Bunun yerine enerji geri kazanımı ve elektrik destekli hızlanma mantığıyla çalışıyor. Frenleme sırasında üretilen enerji küçük bataryada depolanıyor ve ihtiyaç duyulduğunda motora destek olarak kullanılıyor.
Gerçek kullanım açısından bunun en büyük avantajı şehir içinde daha düşük yakıt tüketimi oluyor. Aynı zamanda motorun daha sessiz çalışması ve dur-kalk trafikte daha yumuşak kalkışlar sağlaması sürüş konforunu artırıyor.
Motor gücü sekiz ileri otomatik şanzıman üzerinden BMW’nin güncellenen xDrive dört tekerlekten çekiş sistemine aktarılıyor.
Yeni nesil xDrive artık yol şartlarını çok daha hızlı analiz edebiliyor. Islak zeminde, karlı yollarda veya yüksek hızdaki virajlarda tork dağılımını milisaniyeler içerisinde değiştirerek maksimum tutunma sağlamayı hedefliyor.
Yaklaşık 5 saniyelik hızlanma değeri dikkate alındığında X5 40 xDrive yalnızca aile kullanımına yönelik bir SUV olmaktan çıkıyor. Performans beklentisi yüksek kullanıcıları da rahatlıkla tatmin edecek seviyeye ulaşıyor.
X5 50e xDrive Plug-in Hibrit Daha Fazla Elektrikli Sürüş Sunuyor
Son yıllarda premium SUV segmentinde en hızlı büyüyen kategorilerden biri plug-in hibrit modeller oldu.
BMW de bu alandaki yatırımlarını yeni X5 ailesinde önemli ölçüde artırıyor.
X5 50e xDrive, turbo beslemeli altı silindirli benzinli motoru 194 beygirlik elektrik motoruyla birlikte çalıştırıyor.
Sistemin en dikkat çekici tarafı ise yeni geliştirilen 26,5 kWh kapasiteli batarya oluyor.
Bu batarya önceki nesilden daha yüksek enerji yoğunluğuna sahip yeni hücre teknolojisini kullanıyor. Aynı hacimde daha fazla enerji depolanabildiği için elektrikli sürüş mesafesi de belirgin şekilde artırılmış durumda.
BMW’nin açıkladığı verilere göre araç tamamen elektrikli modda yaklaşık 71 kilometre yol alabiliyor.
Bu değer birçok kullanıcı açısından oldukça önemli.
Türkiye ve Avrupa’daki günlük otomobil kullanım istatistiklerine bakıldığında sürücülerin büyük bölümü gün içerisinde 50 ila 60 kilometre arasında yol yapıyor.
Bu da X5 50e kullanıcılarının işe gidip gelirken çoğu zaman benzin motorunu hiç çalıştırmadan yolculuk yapabileceği anlamına geliyor.
Uzun yolculuk başladığında ise sistem otomatik olarak benzinli motoru devreye alıyor.
Böylece tamamen elektrikli otomobillerde görülebilen şarj planlama ihtiyacı büyük ölçüde ortadan kalkıyor.
BMW ayrıca enerji yönetim yazılımını da güncellemiş durumda.
Araç navigasyon rotasını analiz ederek bataryayı nerede kullanacağına kendisi karar verebiliyor.
Örneğin otoyolda benzinli motor ağırlıklı çalışırken şehir merkezine yaklaşınca elektrik enerjisini saklayarak sessiz ve emisyonsuz sürüş sağlayabiliyor.
Bu yaklaşım yalnızca tüketimi azaltmıyor. Aynı zamanda bataryanın daha verimli kullanılmasını da sağlıyor.
İlk Tamamen Elektrikli iX5 BMW İçin Yeni Bir Sayfa Açıyor
Yeni model ailesinin en fazla ilgi gören üyesi ise hiç kuşkusuz BMW iX5 60 xDrive oluyor.
Bu model markanın ilk tamamen elektrikli X5’i olma özelliğini taşıyor.
BMW burada yalnızca mevcut platformu elektrikliye dönüştürmek yerine altıncı nesil BMW eDrive teknolojisini kullanmayı tercih etmiş durumda.
Araçta biri ön, diğeri arka aksta görev yapan iki elektrik motoru bulunuyor.
Toplam sistem gücü yaklaşık 578 beygir seviyesine ulaşırken maksimum tork değeri de anlık olarak dört tekerleğe aktarılabiliyor.
Elektrik motorlarının karakteri gereği maksimum tork ilk hareket anından itibaren üretildiği için iX5 gaz pedalına basıldığı anda son derece güçlü ivmelenme sunuyor.
Yaklaşık 4,5 saniyelik 0-100 km/s performansı düşünüldüğünde bu büyüklükteki bir SUV için oldukça etkileyici bir tablo ortaya çıkıyor.
Yeni Nesil Batarya Teknolojisi Menzil Konusunda İddiasını Ortaya Koyuyor
Elektrikli otomobillerde kullanıcıların en fazla önem verdiği başlıkların başında batarya kapasitesi ve gerçek kullanım menzili geliyor. BMW, yeni iX5 modelinde bu iki alanda da önemli geliştirmeler yaptığını belirtiyor.
Modelde kullanılan yaklaşık 144 kWh kapasiteli yeni nesil batarya paketi, markanın silindirik hücre teknolojisine geçiş yaptığı ilk SUV modellerinden biri olma özelliğini taşıyor. Yeni hücre yapısı yalnızca daha fazla enerji depolamıyor. Aynı zamanda daha düşük ısı üretimi sayesinde yüksek performanslı kullanımda bataryanın verimliliğini daha uzun süre koruyabiliyor.
BMW’nin açıkladığı verilere göre donanım seviyesine bağlı olarak 700 kilometrenin üzerine ulaşan sürüş menzili elde edilebiliyor. Bu değer, büyük gövdeli lüks elektrikli SUV segmentinde oldukça iddialı bir seviyeye işaret ediyor. Günlük kullanımda tek şarjla uzun mesafelerin tamamlanabilmesi, özellikle şehirler arası yolculuk yapan kullanıcılar açısından önemli bir avantaj sağlıyor.
Batarya tarafındaki en dikkat çekici yeniliklerden biri ise 800 Volt elektrik mimarisi oluyor.
Bugün birçok elektrikli otomobil hâlâ 400 Volt altyapısını kullanırken, 800 Volt sistem daha yüksek güç aktarımına izin veriyor. Bunun en büyük avantajı ise şarj süresinde ortaya çıkıyor.
Yeni iX5, 460 kW DC ultra hızlı şarj desteği sayesinde uygun altyapıya sahip istasyonlarda yalnızca 10 dakikalık şarjla yaklaşık 270 kilometre seviyesinde sürüş menzili kazanabiliyor. Bu süre, uzun yol molalarını ciddi biçimde kısaltırken elektrikli otomobil kullanımını içten yanmalı modellere daha da yaklaştırıyor.
BMW ayrıca batarya yönetim sistemini de tamamen yenilemiş durumda. Hücre sıcaklığı, dış ortam koşulları ve sürüş alışkanlıkları sürekli analiz edilerek hem performans hem de uzun ömür dengesi korunuyor.
İki Yönlü Enerji Aktarımı Yeni Kullanım Senaryoları Sunuyor
Yeni iX5 yalnızca bir ulaşım aracı olarak tasarlanmadı.
Model, Bidirectional Charging olarak adlandırılan iki yönlü enerji aktarım teknolojisini de destekliyor.
Bu sistem sayesinde araç bataryasında depolanan elektrik enerjisi gerektiğinde eve geri aktarılabiliyor veya dışarıdaki elektrikli cihazları çalıştırabiliyor.
Elektrik kesintisi yaşanan durumlarda otomobil geçici bir enerji kaynağı olarak kullanılabilirken, kamp yapan kullanıcılar da yüksek güç gerektiren ekipmanlarını doğrudan araç üzerinden besleyebiliyor.
Elektrikli otomobillerin geleceğinde önemli rol oynaması beklenen bu teknoloji, enerji yönetimi konusunda otomobillerin işlevini önemli ölçüde genişletiyor.
Hidrojen Yakıt Hücreli X5 De Ürün Gamına Katılacak
BMW, geleceğini yalnızca bataryalı elektrikli otomobiller üzerine kurmayan üreticiler arasında yer alıyor.
Şirket, Toyota ile uzun süredir yürüttüğü ortak çalışmaların ardından hidrojen yakıt hücreli teknolojiyi de seri üretime taşımaya hazırlanıyor.
Bu kapsamda geliştirilen BMW iX5 Hydrogen, markanın ilk seri üretim hidrojen yakıt hücreli SUV modeli olacak.
Hidrojen teknolojisinin en önemli avantajı birkaç dakika içerisinde yakıt ikmali yapılabilmesi ve uzun menzil sunabilmesi olarak öne çıkıyor. Özellikle ağır kullanım şartlarında ve uzun yol taşımacılığında hidrojen teknolojisinin gelecekte önemli bir alternatif olabileceği değerlendiriliyor.
BMW’nin aynı model ailesi içerisinde benzinli, dizel, plug-in hibrit, tamamen elektrikli ve hidrojen yakıt hücreli seçenekleri sunacak olması, markanın farklı pazarlara yönelik esnek stratejisini açık biçimde ortaya koyuyor.
Üretim Takvimi Ve Fiyatlandırma
BMW, yeni nesil X5 ailesinin üretimine Ağustos 2026 tarihinde ABD’nin Güney Carolina eyaletinde bulunan Spartanburg fabrikasında başlayacak.
İlk etapta benzinli ve dizel motorlu versiyonlar küresel pazarlarda satışa sunulacak.
Plug-in hibrit modelin ardından tamamen elektrikli iX5 versiyonu ise 2027 yılının ilk aylarında showroomlardaki yerini alacak.
ABD pazarı için açıklanan başlangıç fiyatı 71.250 dolar seviyesinde bulunuyor.
Tamamen elektrikli iX5 modelinin başlangıç fiyatı ise 81.250 dolar olarak duyuruldu.
Türkiye pazarı için resmi satış tarihi ve fiyatlandırma henüz açıklanmış değil. Vergi sistemi, motor seçenekleri ve donanım paketlerine bağlı olarak ülkemizdeki fiyatların ilerleyen dönemde netleşmesi bekleniyor.
BMW, yeni X5 ailesiyle yalnızca başarılı bir SUV modelini yenilemiyor. Aynı zamanda markanın gelecek on yılını şekillendirecek teknolojileri tek bir ürün ailesinde bir araya getiriyor. Neue Klasse tasarım anlayışı ilk etapta alışılmış BMW çizgilerinden farklı görünse de aerodinamik yapı, dijital kullanıcı deneyimi ve üretim verimliliği açısından önemli kazanımlar sunuyor.
Özellikle tamamen elektrikli iX5, yalnızca yüksek performansıyla değil, yeni batarya teknolojisi, 800 Volt mimarisi ve iki yönlü enerji aktarımı gibi özellikleriyle de dikkat çekiyor. Plug-in hibrit versiyon ise elektrikliye geçiş yapmak isteyen ancak uzun yol konusunda endişe yaşayan kullanıcılar için güçlü bir alternatif oluşturuyor.
İçten yanmalı motor seçeneklerinin korunması, dizel versiyonların Avrupa’da satışta kalacak olması ve hidrojen yakıt hücreli modelin de yolda bulunması, BMW’nin tek bir çözüm yerine farklı kullanıcı profillerine hitap eden çok yönlü bir yaklaşım benimsediğini gösteriyor.
Premium SUV segmentinde rekabet her geçen yıl daha da sertleşirken yeni BMW X5 ve iX5, yalnızca Mercedes-Benz, Audi ve Volvo gibi geleneksel rakiplerine değil, aynı zamanda yeni nesil elektrikli SUV üreticilerine karşı da güçlü bir iddia ortaya koyuyor.
Yeni tasarım dili, gelişmiş dijital altyapısı, genişleyen yaşam alanı ve farklı güç seçenekleri düşünüldüğünde beşinci nesil X5 ailesi, BMW’nin son yıllardaki en kapsamlı model dönüşümlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Bu yeni nesil X5 ailesi hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Neue Klasse tasarım anlayışını başarılı buluyor musunuz, yoksa önceki BMW tasarım çizgisini mi tercih ediyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz. Otomobil Haberleri - Teknoloji Medya

Yeni tasarım ilk bakışta alışılması gereken bir çizgi sunuyor ama teknik tarafta yapılan geliştirmeler gerçekten etkileyici görünüyor. Özellikle elektrikli iX5’in menzil ve hızlı şarj değerleri premium SUV segmentinde önemli bir avantaj sağlayabilir. BMW’nin aynı modelde farklı motor seçeneklerini koruması da kullanıcılar açısından olumlu bir yaklaşım olmuş.
Elektrikli iX5’in 800 Volt altyapısı ve yüksek hızlı şarj desteği en dikkatimi çeken detay oldu. Uzun yol yapan kullanıcılar için bu tarz geliştirmeler gerçekten önemli. Türkiye fiyatı belli olduğunda rekabetin nasıl şekilleneceğini merak ediyorum.
Neue Klasse tasarımını önce yadırgadım ama haberdeki teknik ayrıntıları okuyunca bu değişimin neden yapıldığı daha iyi anlaşılıyor. Özellikle dijital kokpit ve yeni yazılım altyapısı günlük kullanımda büyük fark yaratacak gibi görünüyor. BMW’nin farklı motor seçeneklerini aynı modelde sunmaya devam etmesi de bence doğru bir karar.